Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!
Dışardan gamsız, taş kalpli, kimseyi beğenmeyen biri gibi gözüküyorum; arkadaşlarım, iş arkadaşlarım, yakın doslarım arasında; fakat bilmiyorlar, içimde koca bir evren yavaş yavaş çöküyor. Tüm duygular birbirine karışıyor, mükemmel bir kaos ortaya çıkıyor, tıpkı bir yıldızın süper novalar oluşturarak yok olması gibi...Bu evreni, dünyaları kurtaracak anahtar ise artık sahipsiz... İçimdeki cennet misali dünyaları kuran kişiler bile gelse, bu yok oluşu artık durduramaz. Belki de tamamen çökmeli, bir yok oluş, bir kıyamet gelmeli ki yeni dünyalar, yeni yaşamlar, yeni bir anahtar oluşabilmeli. Belki de yokluk olmadan varlık da var olmayacaktır, evrenler, yıldızlar, dünyalar misali...
Think of yourself as dead. You have lived your life. Now, take what's left and live it properly. What doesn't transmit light creates its own darkness.
Marcus Aurelius