Tabii asıl ganimetin olmayan bir adaya demir atmak değil de bizzat yolculuğun kendisi olduğunu öğrenmesi için o toy çocuğun sayısız kayıp vermesi gerekecekti
bir kere istikametini bu yamacında seni bekleyen amaca atfettin miydi, işte o zaman geri kalan her şey manasını bulurdu. Yönün de arzun da aşkın da artık o amaç olurdu