Pembe bana hanım hanımcık olma mecburiyetini, başını öne eğerek sokakta yürümeyi, oyuncak bebeklerle yalnız çay saatlerini, az biraz büyüyüp göğüslerin çıkınca kitaplarla, dosyalarla önünü kapatarak bedenini saklamaya çalışmayı, genç kız ürkekliğini, hüznünü çağrıştırıyor hep.
Der ki 'faşizm kötülerin değil, normallerin eseridir'. Sürüye ayak uyduran, verilen her emri sorgusuz sualsiz yerine getiren sıradan insanların her türlü totaliterliğe açık olduklarını söyler.
Yaratıcılığa soyunmak, hikayeler kurmak, karakterler yaratıp karakterler öldürmek, olayların gidişatına yön vermek ve tüm bunları kağıt üzerinde de olsa istediğin an gene yapabileceğini bilmek faniliğini unutturur insana.