Bizim gibi yoksul kimselerin hali böyledir. Bir şeyin bedelini daha önceden sormaya cesaret edemeyip kaygıdan mahvolurlar. Oysa diğerleri, parası bol olanlar, her işte ilk önce bedel konusunda anlaşırlar.
Ufkun uzağında çiçekli bir ülke var. Bu ülke o kadar sakin ki, asker ağlamak istiyor. Unutmadığı şeyler varmış meğer... Hiçbir zaman sahip olmadığı için, hiçbir zaman unutamadığı şeyler... Anlamadan kaybettiği şeyler... hayatının yirmi baharı da o ülkede değil mi?
Artık birbirimizi bile tanımaz olduk. Aslında kalpsiz, duygusuz ölüleriz biz. Bir hile, korkunç bir sihir bizi ayakta tutuyor, koşup öldğrmemizi olanaklı kılıyor.