Açık olayım, benim için hayal kırıklığı olan bir kitaptı. İlk iki kitabı 2021 senesinde okumuştum ve beğendiğimi hatırlıyorum. Evet, geçen 4 yılda okuma zevkim değişmiş olabilir ama sevmememin nedeninin bu olduğunu sanmıyorum. İlk iki kitapta çabasız nir komiklik vardı. Olay akışı boştu, heyecanlandırıyordu kitap ama bu öyle değildi işte. Fazla küfürler, fazla fazla saçmalıklar, biri etkek karakterlerden uzaklaştıran sapıkça söylemleri… Bunlar beni rahatsız etti. Eğlendim mi, kısmen evet ama eğlenmemin önüne geçen sorunlar vardı bence. Serce ve aralarına yeni katılan Sırma gayet hoştu kitabı onlar taşıdı zaten. Erkek karakterler ise… Sorundu bence ya. Özellikle şu belaltı muhabbetler o kadar soğuttu ki beni. Yeni tanıdığım bir kadına nasıl bu denli rahatça böyle şeyler söyleyebilirsin ki… Bir de olay akışı… Ya anlayamadım elle tutulur bir olay akışı olmadı gibi geldi. (Buradan sonrası spoiler sayılır) Ceyhun askerliğe gitti o yüzden kitabın yarısından sonra yoktu. Serce-Ceyhun ikilisini o yüzden fazlaca okuyamadık. Kitabın adı olan “Ufukta aşk var” kısmına gelirsek: İkiliyi düzgünce okuyamadık sanki ya. Acaba ben hızlıca okuduğum için mi böyle oldu diye düşünüyorum ama cevap bulamıyorum. Sırma ailesinden kaçıyor pekala tamam ama sonra Serce’ye yardımcı olmak amacıyla ailesine geri dönüyor ama kız müthiş karşılanıyor?? Neden kaçtığın evet anlatılıyor ama bu denli rahat dönmek??? E hani öldürürlerdi hani karşı çıkıyorlardı? Ah kızım falan dileyerek karşılandı kız. Sonrasında ise bir şekilde anlaşıldı ve Sercelerin yanında kalmaya devam etti. Hani mafyaydılar tehlikeliydiler hayatına karşıydılar? Onun dışına Serce ne ara kıvırcık saçlı oldu? İlk iki kapakta siyah dümdüz saçlıyken üçte kahverengi kıvırcık saçlıya geçti. Her neyse fiziksel özellik değişir normal bir durum
Serinin ilk iki kitabının incelemesini üstünkörü yazdım. Çünkü serinin son kitabının incelemesine saklamak istedim. Spoiler olabilir, baştan uyarayım. Ben seriyi gerçekten o kadar çok sevdim ki… Karakterleri sevdikten sonra kitaplara çok hızlı bağlanırım ve serinin bitmesi beni üzer. Bu seride de öyle oldu. Karakterlerin nahifliği, kişilikleri, değişimleri, iletişimlerini gerçekten sevdim. Kitaplarda arkadaşlık okumak gerçekten çok hoşuma gidiyor ve burada da arkadaşlık çok güzel işlendiğini düşünüyorum. Özellikle Ezgi… Kardeşliğin sadece kan bağıyla olmadığını gösterdi. Erkek karakterin de ince düşünceli, kibar biri olması müthişti. Karakterlerin yaşadığı zorluklara rağmen birlikte olması, verdikleri çabalar. Sadece bazen bu kadar erken olmalı mıydı diye düşünüyordum. Karakterlerin buna bir nedenleri olduğu için çok da üzerinde durmadım. Güzeldi gerçekten, içimi ısıtan, yüreğime dokunan bir seriydi. İnsanlara önereceğim seriler arasına girer. Özellikle beni kahreden o son ile… Birkaç gün aklımdan çıkaramadım bile.
İlk başlarda biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Belki de ara vermeden okuduğum içindir bilemiyorum. Bu sıkıldığım yerler geçtikten sonra gerçekten çok sevdim, olaylar değişti ve çoğaldı. Yan karakterlerin de öyle basit geçirmemesini çok sevdim. Onların da duyguları, sorunları olduğunu okumak hoşuma gidiyor. Serinin daha ayrıntılı yorumunu son kitaba sakladım.
Aralığın son haftasında bitirdiğim bir seri olsa da 2025’in ilk kitabı/ilk serisi bu olsun istedim. Gerek karakterler olsun gerek yazarım kalemi… Çok sevdim. Sevmediğim yerler her kitapta olduğu gibi bunda da oldu ama o kadar basit şeylerdi ki yani öyle çok da önem arz eden bir sorun değildi. Kısaca çokça beğendiğim bir seri.
Seriye devam etme amacıyla başladığım bir kitaptı. Bayadır kitap okuyamıyordum o yüzden hemen bitecek bir kitaba şans vermek istedim. Her neyse diğer kitapları gibiydi. Güzeldi. Beklentisiz başlanılması gereken bir kitap.