amadeussy

amadeussy
@amadeusmozzy
Öğrenci
10 Nisan
9 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
En Mavi Göz
Puan vermedi·224 syf.··
2024 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 19:13
*eser miktarda spoiler içerir* Öykü 1941’de, ABD İkinci Dünya Savaşına katılmadan hemen öncesini anlatan bir zamanda, siyahi bir kız çocuğunun bakışıyla anlatılıyor. Morrison, kitabın son sözünde anlatıcı olarak bir çocuğu seçmesini ‘’Yaşının küçüklüğü, cinsiyeti ve ırkı sebebiyle böylesine yıkıcı güçlere karşı koyma olasılığı en düşük kişi…’’ şeklinde açıklıyor. Buna ayrıca bir bakış açısı eklemek istiyorum. Toplumdan uzaklaştırılmış veya hiç içine alınmamış, hatta ikincil bir varlık olarak görülen marjinal karakterlerin anlatıcı veya ana kahraman olarak seçilmesinin altında, tam da bu ikincillik ve dışa atılmışlık yatar. Çocuk, Kadın, Siyahi, Mülteci, Köle, Hizmetçi, İşçi, Köylü ve ‘’standartlara’’ uymayan daha nice insan ve insan topluluğu... (Bu standartların ‘’beyaz avrupai zengin bir erkek’’ olmanın altında birleştiğini belirtip lafı çok da uzatmayacağım.) Marjinal karakterler, Morrison’un da belirttiği gibi yıkıcı güçlere karşı koyma olasılığı en düşük kişiler olduğundan, yıkıcı güçler tarafından önemsenmez ve bir tehdit unsuru olarak algılanmazlar. Çocukların küçük yumruklarını sıkıp havaya kaldırmaları o yıkıcı güçler tarafından sadece ve sadece gülünç ve belki de sevimli bir gösteri olarak algılanır. Ama marjinal karakterler bu algıyı kendi davaları uğruna kullanabilir. Mesela, Samuel Richardson’un ‘’Pamela a Virtue Rewarded’’ Romanında da ana karakter marjinal bir karakterdir. Pamela, fakir ve hizmetçi bir kadındır. Bu yüzden okuyan kimse onu tehdit olarak algılamaz. Yapabileceklerini küçük görüp, kendi aralarında gülerken, Pamela bu sayede sosyal statü basamaklarını kullanıp İngiliz toplumunda sınıf atlayarak bir ‘’leydi’’ olur. Bence Morrison’un burada başardığı şey -isteyerek veya istemeyerek- tam da bu. Claudia’nın, Pecola’nın babasının tecavüzüne
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,763 okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2024 11. kitabı
Sadece kendisinin düşündüğünü sandığı eleştirilerle dolu müthiş bir eser. Livaneli'nin daha önce Kardeşimin Hikayesi adlı eserini okuduğum için ve beğendiğimi de hatırladığım için bu eseri bana çok -nasıl desem- garip geldi. Bunu oturup yazmak yerine gidip bir makale yazsaydı ya da meclise önerge sunsaydı da olurmuş çünkü her satırda çevrenin nasıl ama nasıl kirletildiğinden, vakitsiz avcılığın ekosisteme zararlarından, savaşın ne kadar kötü olduğunu ve çocuklara etkisini dinlemekten gına geldi. Didaktikliğin dibine vurduğu için hikayeden tamamen kopup Livaneli Bey'den azar işittiğimi hissettiğim anlar oldu. Yazar ve anlatıcı birbirine girmiş yani. Virgina Woolf'un da Bronte'yi eleştirdiği gibi: Kendi kişisel kırgınlıkları tamamen kurguyu zedelemiş durumda.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma