– Çiçek kışkırır mı kız? Allahın beyinsiz otu niye dolduruşa gelcek ki?
– Aman anne, bizim beynimiz var da nooluyo? Her vesileyle kışkırıyoruz. Bin yıldır aynı dolaplar dönüyo.İki dallama karşılıklı küfür kâfir konuşup bizi birbirimize bi dolduruyo, sonra hoydaa. “Huzur ve sükun ortamı” gelinceye kadar kim kimin gırtlağını sıkarsa...
Kitabı bitirdim ve kafamın içinde küçük bir tartışma programı başladı diyebilirim. Bir yanım “aman beden bütünlüğü” diyor, diğer yanım “birine hayat olmak varken?” diye susmuyor.
Yazar sağ olsun,
Kör Baykuş, "Ben ne okudum şimdi?" şaşkınlığı ile "Aman Allah'ım, bu bir şaheser!" hayranlığı arasında mekik dokutan bir labirent. Kitabı kelimenin tam anlamıyla çok beğendim, ama yalan söylemeye gerek yok: Anlamakta yer yer o kadar zorlandım ki, bir ara kitabın beni okuduğunu ve üzerimde psikolojik bir deney yaptığını düşündüm.
Hidayet, "Oysa benim hayatımda tek bir mevsim oldu ve hep aynı haldeyim" derken sanırım benim kitabı okurken içine düştüğüm o sabit "Anlamaya çalışan insan" ifadesinden bahsediyordu. Bir sayfada gerçek hislerini aşkın ve ilahiyatın ardına saklamak istemeyen cesur bir anlatıcı görüyorsunuz, diğer sayfada ise beyninizin içinde adeta mavi ekran veriyor. Sayfalardaki o yoğun melankoli arasında kaybolurken tıpkı yazarın özlediği gibi hissettim: "Keşke her şeyden habersiz olduğum çocukluk zamanlarımdaki gibi usulca uyuyabilseydim! Sakin, huzurlu bir uyku..." Ama ne mümkün!
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202436,5bin okunma
Sonra güzel bir karı almak... Kafaca anlaşacağın ve ruhu ruhuna uygun bir kadın değil! Herkes gördüğü zaman 'Aman! Bakın, falancanın ne enfes karısı var!' desin yeter!