Yalnızlığın Şeffaf Ağırlığı
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Bazı kitaplar bittiğinde kapağını usulca kapatır ve tavana saatlerce, bomboş gözlerle bakarsınız. Yutkunamazsınız, çünkü kelimeler göğüs kafesinize oturmuştur. Dostoyevski’nin Beyaz Geceler’i, işte o tarifsiz boşluğun ve yutkunamayışın ta kendisidir. Yazar bizi koca bir şehrin kalabalığı ortasında, kendi zihninin rutubetli duvarları arasına hapsolmuş, isimsiz bir "hayalperestin" yitik varoluşuna davet ediyor. Burada okuduğumuz şey basit bir kavuşamama hikayesi değil; insanın en çiğ, en savunmasız haliyle yalnızlığı nasıl bir zırh gibi giyindiğinin, kendi yarattığı o ütopik dünyaların nasıl yavaş yavaş bir hapishaneye dönüştüğünün kusursuz bir portresidir. Karakterleri yargılamak, onların o saf zaaflarına tepeden bakmak haddimize değil. Ne yıllarca beklediği bir aşkın hayaletiyle avunan, o arafta kalmış Nastenka'yı; ne de sadece birkaç gecelik, kısacık bir sevgi kırıntısı için tüm ruhunu, tüm geçmişini ve geleceğini feda eden o yalnız adamı yargılayabiliriz. İkisi de insan doğasının en temel, en acıtan kırılganlıklarının kurbanı. İnsan böyledir; bir avuç şefkat, ufacık bir anlama çabası gördüğünde, tüm benliğini o ihtimalin sunağında kurban etmeye hazırdır. Sayfalar ilerledikçe boğazımızda büyüyen o ağır düğüm, aslında karakterlerin çaresizliğinden ziyade, kendi içimizdeki o karanlık, sessiz ve kimsesiz köşelerin yüzümüze vurulmasından kaynaklanır. Dört gecelik o kısacık, uçarı rüya; uyanışın ardından gelen o amansız içsel çürümeyi ve ruhsal yıkımı ne kadar acımasızca, ne kadar çıplak sergileyebilir? Tam da umudun alevlendiği o ince çizgide, kalbinize bir bıçak gibi saplanan o cümle belirir: "Aman Tanrım! Bütün bir ömürde tam bir mutluluk anı! İnsan hayatı için az şey mi bu?" Bu feryat, bir adamın yenilgisi değil; bütün insanlığın varoluş çırpınışının,
İnceleme
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
6/10
·344 syf.··
2026 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 11:31
The Cavallo Brothers adlı serinin ilk kitabı aynı önceki okuduğum kitap gibi ana çifti sevmedim . Daha doğrusu inanılmaz gerzektiler cidden iki gram açık net konuşsalar olaylar daha kontrollü gidebilecekken saçma sapan şeyler oldu . İkinci çift belli oldu çokta merak ediyorum buradan tanıdık diye ama bu kitap yüzünden okuyup okumamakta kararsız kaldım bakalım :P Isla ve Rafael zengin babaları ortak işler yaptığı için birbirlerini çok eskiden beri tanıyorlar . Tam bir iş görüşmesi sonrası flört haline girdiklerinde adama bir telefon geliyor . O noktadan sonra soğuk ve uzak davranışlar başlıyor bunun üzerinden iki sene geçiyor . Isla artık babası hasta olduğundan şirketin başında ve Rafael'in şirketinin uygulamalarını beğenmediği için onlarla iş yapmayı bitirmeye karar vermiş durumda . Fakat bu karar tonlarca gerçeği ortaya çıkarıyor aralarında olan tüm dinamik değişiyor olaylar çok acayip yerlere gidiyor . Burada olan sıkıntı adam kadına aman öğrenmesin canı sıkılmasın diye tonla şeyi söylemiyor . Buda kadının saçma sapan hal hareket ve tepkiler vermesine sebep oluyor . Kitapta en sevdiğim karakter Isla'nın en yakın kız arkadaşı oldu gerçekten ki ikinci kitabın kadın karakteri o . Ve Rafael'in nefret edilen manyak erkek kardeşi erkek karakter olacak enteresan yani :D
Heir of RuinEden Summers · Eden Summers · 01 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·192 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:06
Olayları günlük konuşma aralarında ve içinden geçirdikleri düşüncelerle biz tahmin etmeye çalışıyoruz. Aşkı sadece şehvani duygularla anlatmak bana göre yanlış geliyor. Kitabın bir de siyasi alt metni var ve çaktırmadan sizi buna maruz bırakıyor. Bana göre öyle aman aman bir hikaye değildi. Geçmişte yaşadıklarını anlatacak bir acı dram göreceğiz zannettim ama o da yoktu. Yani ben çok etkilenmedim.
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026164 okunma
Puan vermedi·40 syf.·
2026 1. kitabı
bir şiir kitabı bir cümlesi için okunur. herkesin cümlesi farklı. benim cümlemi gizliyorum. bir asmanın altında serin serin eserken bitti rüya..ay aman kitap. şimdi buralarda bir yerde uzanıp göğe bakarak o cümleyi düşüneceğim. not: bu kitabı incelemedim.
Acile Tek GidenZeynep Tuğçe Karadağ · Profil Kitap · 2017102 okunma
"Vefat nedeniyle açığız"
8/10
·144 syf.··
2026 41. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:32
Jean Teule daha önce Dansa Davet kitabıyla şans verdiğim bir yazardı. Dansa davet her ne kadar konusu ilginç olsa da sevdiğim bir kitap olmamıştı, okuyalı yıllar olduğu için nedenini tam hatırlayamıyorum. Dolayısıyla İntihar Dükkanı bir dönem aşırı popüler olmasına rağmen sevmeyeceğimi düşündüğüm, uzak durduğum bir kitaptı. Puanımdan ve okuma süremden anlayacağınız üzere korktuğum gibi olmadı, kitabı hem sevdim hem de birkaç saatte bitirebileceğim kadar akıcıydı. İntihar Dükkanı intihar malzemeleri, kitleri satan bir dükkan. Dükkanı işleten Tuvache ailesi bildiğiniz kaçak siteden açılmış Addams Ailesi. Her bir üyesi ayrı depresif, her bir üyesi ölümden ve intihardan ayrı bir zevk alıyor. Kitap anladığım ve duyduğum kadarıyla gelecekte geçiyor, küresel sorunlar ve savaşlar çok fazla, insanlar gittikçe umutsuzlaşmış ve intiharlar artmış. Tuvache ailesi ise bu insanlara ölümü garanti ediyor. Hayatta başarılı olamadınız mı? Bize gelin, ölümünüzde başarılı olacaksınız! Kılıçlar, zehirli elmalar, ölüm öpücükleri, bağtaşları, zehirli şekerler ve niceleri. Yürüyen depresyon olan bu aile olumlu her şeyden tiksiniyor, çocuklarına bile intihar etmiş ünlü insanların isimlerini koyuyorlar. Ha bir de Alan var, küçük oğulları. Karabasanın içinden geçen bir gökkuşağı resmen. "Moralinin bozulması için televizyonda haberleri izlemeye zorluyoruz ama iki yüz elli yolcu taşıyan bir uçak düştüğünde ve yolculardan iki yüz kırk yedisi öldüğünde o kurtulan yolcu sayısıyla ilgileniyor sadece! 'Gördün mü anne hayat ne kadar güsel! Gökten üç kişi düşmüş ve hiçbir yerlerine bir sey olmamıs." Alan her şeyin olumlu taraflarını gören, dükkana gelen müşterilere ürünleri tanıtmak yerine olumlu şeyleri anlatan ve onlara "Elveda" değil, "İyi günler, tekrar görüşürüz!" diyen bir çocuk. Tek bir
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
EVE GELİRKEN EKMEK AL ŞERMİN YAŞAR
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:32
EVE GELİRKEN EKMEK AL ŞERMİN YAŞAR Ekmek, Kitap ve Akıl Sağlığını Koruma Rehberi! Yakın zamanda beni keyiflendiren bir kitap. Şermin Yaşar romanı okumak, pazar sabahı tam kahvaltı ortasında aile üyelerinden birinin ki ablanız olabilir, masaya bomba bir dedikodu bırakması gibi bir şey. Sayfalara "Şöyle iki satır bir şey okuyup kafa dağıtayım" diye giriyorsunuz; bir bakıyorsunuz ki mahalledeki tüm karakterlerin iç sesleri salonunuzda halay çekiyor. Yazarın o tanıdık, hınzır ve "Biz aslında çok normal bir aileyiz ama çaktırmıyoruz" tonu, insanı bir oturuşta yarım somun ekmeği bitirtir gibi kitaba bağlıyor. Hem bir taraftan iştahla kitaba yüklenirken bir taraftan da etrafı kesiyorsun aman bitmesin diye! Okurken hem "Yahu aynı bizim buralar!" diyorsunuz hem de kahkahayı basmamak için toplu taşımada telefonu gizleyenler gibi şekilden şekle giriyorsunuz. Eser bir çok hikayeden oluşuyor. Kitaptaki karakterlerin her biri, sanki mahalle bakkalından ödünç alınmış gibi ama her birinin içine bir miktar absürtlük tozu serpilmiş gibi. Şermin Yaşar, sıradan hayatların altındaki o tatlı deliliği öyle bir cımbızlıyor ki, trajediyle komediyi aynı tabağa koyup önümüze enfes bir meze olarak sunuyor. Aynı Varşovadaki Rumi restorantta Mehmet ustanın mezeleri gibi. Kitap bittiğinde, içinizde hem lunaparka gitmiş çocuk neşesi kalıyor hem de "Acaba benim hayatımı kim dikizleyip bu kadar doğru yazdı?" paranoyası başlıyor. Uzun lafın kısası; bu roman ruhun detoksu, edebiyat dünyasının ise neşeli bir "Gülümseyin, çekiyorum!" anı gibi. Eğer hayatın koşturmacasından, ciddi plaza dillerinden ve "Hangi ara bu kadar büyüdük?" dertlerinden sıkıldıysanız, bu kitap tam bir sığınak. Şimdi bu incelemenin üzerine, sıcacık bir ekmek alıp eve dönme ve kitabın kritiğini çay eşliğinde derinleştirme
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma