AŞK BÖYLE BİRŞEY Merhaba dünya, merhaba sana. Yeniden güne başlamalı Leylam ile. Leylam derken bile ne mutlu bana. Evin dört yanı nasıl da güzel kokar oldu. Ahh, tabii beyaz; Şu beyaz güllerin kokusu bitiriyor beni. Hah, işte masamda duruyor; O resim, o cazibeli resim. Bu kız nasıl bir varlıktır yahu ? Neşe mi desem, huzur mu ? Bu ne güzel duygudur, Allah’ım. Hava da Leylam kokuyor. Evet, güneş tepemde; yine seni soruyor, Tebessüm edip duruyor. Selam olsun size, karşı kahvenin dayıları. Selam olsun sana, Kemal abim. Selam olsun sana, kedicik. Selam olsun size de çocuklar. Unutmayın, Leylama da verin selamımı. Ağaçlar, kaldırımlar, uçan balonlar… Unutmayın. Şimdi sana sesleniyorum, iffetli kadın; Çatık kaşlı, gamzeli kadın.
Fitre kahve yoktu, ben de Türk kahvesi ile filtre kahve yaptım. Amann..
Ne Diyim Valla
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eskiden..
Hayırlı Geceler Dilrûba'm :) Kendimi bu aralar hep "Eskiden" diye başlayan cümlelerin sonundaki üç noktada buluyorum nedense.. Neden biliyor musun Dilrûba'm..? Hayatımda kâinata,çevreme etrafıma bakmayı değilde görmeyi seçtiğimden Dilrûba'm.. Tabi dersin ikisi aynı şey değilmi diye..? Değil Dilrûba'm aynı şey olurmu hiç :) Örneğin sofranda yere düşen bir ekmek tanesini farketmen bakmaktır, ama o ekmek tanesinin bile bir karıncanın rızkı olduğunu anlamak,görmektir..İnsanlar mutlu bir dünya istemesi bakmak, imtihana talip olup içindeki lütfû anlamak görmektir.. Sevdiğini toprağa koymak bakmak, asıl ölenin yaşayan olduğunu anlamak görmektir.. Görmek çok çok farklı Dilrûba'm.. Mesela Gülü seversin değilmi.. Gülü farketmek ona bakmak, O gül ya ,olsun ben onun dikenlerine bile su veririm, ona bakarım canımı yaksada demek görmektir.. İşte Dilrûba'm ben görmeyi tercih ettiğim için her gece bu saatlerde kendimi bir köy sokağında dolaşırken, İlkbaharda papatyalar açtığında "annem bak sana bunu getirdim" derken buluyorum.. Günümüz çağı bakmak'tan ibaret.. Görmek eskidendi.. Mesela saklambaç oynardık, komşunun bahçesine girdiğimizde ordaki Dedemiz "napıyosunuz orda diye bağırır dı bizde işte şimdi yakalandık der güle güle ebe'den kaçardık.. Üstümüz kirli gönlümüz temizdi o zamanlar.. şimdi Üstler temiz gönüller darmadağın olmuş.. Muhabbet vardı eskiden .. Büyük annanem ve dedem vardı o zamanlar, birbirlerine 90 yaşında bile nasıl bakıyorlardı.. Muhabbeti orda öğrenmiştim.. O zamanlar okulda bile " evde şimdi kim ödev yapmak amann " diyip en som akşama ödev bırakır tüm gün oynardık.. o ödevin stresi bile ayrı güzeldi.. Ne bileyim Dilrûba'm:) O zamanları çok özlüyorum.. Çünkü görmek bu zamana ait değil.. "**Silah nedir bilmezdik, bir cümle ile gönül yeşerten yüreğimiz
Duygu ve Düşünce
Amann canım, bunlar ihlamur ağaci yeseler yine yumuşamazlar..
Kurtlar Vadisi İlk 97 Bölüm
Biraz da bu hayatı nolucaksa olsun tadında yaşiciin amann.. (30 yaş farkındalıklarından bir farkındalık daha hadi bakalım. :p)
yani ne bileyim..
Evet
Zamanın kölesi olup onun içinde akma zorunluluğunu kendinde hisseden kadının bu gerekçesinde belki her şey dine bağlanıyor ama Kuran okumuş olmak vardı. Okudu bitmedi,bitmemesine rağmen yaşama zaruriyeti kazandı. Beklentiyi kıstı, beyni patlama hizasına getirdi ve o noktayı korudu,koruttular. * - Amann ne olacaksa olsun yeter ki canım acımasın her şeye var olabilirim diye düşünüyorum böylelikle. Senin için iyi bir kitap okuyucusu muyum misal ya da film izleyicisi hem de iyi bir sevişgen? Eh gerisine takıldığım söylenemez işte. Neysem o olarak gidiyorum bakalım,şimdi de seks yapan iki sosyal arkadaştan biriyim,olabilir neden olmasın # Hayır,öyle değil seviyorum seni ben, zaman geçirmek istiyorum seninle, keyif alıyorum bundan ben. -Boşversene bunları kendin için istiyorsun benim için değil. Baksana ben e boğulmuş cümleler,ben ben ben,neyse takılmayım,takılırsak düşeriz biliyorsun. * Kadının üzerindeki kedi tüylerini temizlemeye çalışan adam belki kadının ona son kertede söylediklerini düşünerek yapıyordu bunu ama nihayetinde yapıyordu. Sonra kendi üstündekileri temizlemeye çalıştı, parmak tükürükledi, sürttü yüzeyine olmadı,bir daha bu kadar sıkı sarılmasak mı diye düşündü. * * - Aramızdaki boşluğu yadsıyamazsın ama ben bunu da kabul ediyorum,birinin varlığı ve yokluğu birse bu seçenek değildir,seçenek de risk vardır, bu durumda yok. # Ne demek şimdi bu? -Gayet açık, güzel müzel bir şekil zaman geçiriyoruz birlikte hani sen olmasan da o zaman geçer güzel geçmesine yarayacak şeyler değişebilir,kitap okuyabilirim uyuyabilirim yemek sipariş verebilirim vs. # Kafamı karıştırıyorsun. * * Nokta yine korunmuşken,kadının gözleri adama daldı,hiç bir şey hissetmedi. * # Ne o kedi tüyü mü kalmış,bakakaldın da üstüme? * Ha yok,diyerek gülümsedi ve eve gitmek istediğini