Bedenin ateşle yok edilmesi, onu zavallı bir biçimde çürümeye terk edip yaşamın daha ilkel yaratıklarınca tüketilmesine göz yummaktan çok daha temiz, hijyenik, onurlu ve hatta, kahramanca bir tutumdu. Evet, duygusal gereksinimler bile -insanın ölümsüzlük isteği- bu yöntemle çok daha iyi karşılanabilirdi çünkü yanan, zaten insanın metabolizmasının yaşarken bile yaktığı şeylerdi. Oysa, insanın yaşam akışına katılmayan ve insana erginliği süresince neredeyse hiç değişmeden eşlik eden parçalarıydı ateşe dayanıklı olanlar. İşte bunlar küle dönüşüyor ve hayatta olanlar bu külleri saklamakla merhumun ölümsüz yanını biriktirmiş oluyorlardı.
Devletin çıkarına olan her şey iyi, doğru ve adildir; kurtuluşu, onuru ve gücüdür ahlak ölçüleri. İyi, bununla her tür suça yolu açmış oluyorsunuz. İnsan gerçeğinin, bireyin adaletinin ve demokrasinin ne olacağını göreceğiz.
Ruhun kendini ifade edebildiği bir dünyadan olan yapıtların çirkinlikleri her zaman güzellik boyutunda, güzellikleri de çirkinlik boyutundadır. ... Ruhun güzelliğinden söz ediyoruz, özünde aptal olan etin değil.
Eğitmenler böyledir işte. Yetişkin olduklarını iddia ederek ilginç şeylerden kendileri zevk alırken gençlere bunları yasaklarlar ve hatta ne kadar toy olduklarını kabul etmelerini beklerler.