Hastalık ne inceliktir ne de saygın - hastalıklı olan ya da ona yol açan, düşüncenin kendisi. Size belki, hastalığın demode ve çirkin olduğunu söylersem, ondan iğrenmenizi sağlayabilirim. O bize, insan düşüncesinin aşağılandığı ve karikatüze edildiği, uyuma ve sağlığa kuşkuyla bakılıp şeytan işi sayıldığı, öte yandan hastalığın cennete açık kart çıkartmak olduğu boş inanç, ezilmişlik ve korku çağlarından gelmedir. Mantık ve aydınlanma, bir zamanlar insan ruhunda çöreklenmiş olan o gölgeleri kovdu ama tam anlamıyla değil; bugün bile mücadele sürüyor. Bu mücadelenin adı iştir beyim, dünyasal işler, bu dünya için, insanlığın onuru ve çıkarları için çalışmak ve her gün yeniden mücadele için çelik gibi olmak; mantığın ve aydınlanmanın gücü insanlığı tümüyle özgür kılacak ve onu ilerleme ve uygarlık yolunda daha parlak, yumuşak ve arı bir ışığa götürecek.
... bir insanın, onurun verdiği baskılardan kurtulabildiğinde, ayıbın getirdiği sonsuz yararların tadını çıkarmasının nasıl bir şey olabileceğini düşlemeye koyuldu ve kalbinin bir süre, daha hızlı çarpmasına neden olan ahlaktan yoksun tatlı bir duyguya kapılınca da dehteşe düştü.
Yemeğe bile tam zamanında gidemeyecek kadar zayıf iradeli olduktan sonra, insan, nasıl olur da ilerleme kaydedebilir ve askere gidebilecek kadar sağlığına kavuşabilirdi.
... çalışmak bana yarıyor desem yalan olur. Aslında işin beni yorduğunu söylemeliyim. Hiçbir şey yapmadığım zamanlar kendimi daha sağlıklı hissediyorum.