Bir yetişkinmişim gibi yaşıyordum ancak aslında yetişkin değilmişim. Annemin tek sözüyle alaşağı olmuş durumdayım. Göremediğim bir engelle karşılaşmış gibi hissediyorum. Sorun şu ki, ayağa kalkabileceğimi biliyorum ama kalkmalı mıyım onu bilemiyorum. Ya ailem hayal kırıklığına uğrarsa, ya bundan sonra onları memnun edemezsem diye düşünüp duruyorum. Yani ayağa kalkıp kendi yoluma devam etmem aileme karşı suç işliyormuşum gibi hissettiriyor.
Bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir, o yüzden yaşamın içinden, sıradan insanları temsil ederler demiştin ya. Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz işte. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.