Duygusal ruh, gövdeyi öldürmeyen yaralayıcı bir vuruşla karşılaştığı zaman, gövde yavaş yavaş iyileştikçe ruh da iyileşir gibi oluyordu. Ama yalnız görünüşteydi bu. İnsanın yeniden döndüğü alışkanlıklarının bir sonucuydu. Yavaş yavaş ruhun almış olduğu yara kendini duyurmaya başlıyor, etteki bir çürük gibi korkunç acısı zamanla gitgide derinleşiyor, bütün ruhu dolduruyordu. Artık iyileştiğimizi, her şeyin gelip geçtiğini düşünmeye başladığımız an, bu yaranın dolaylı yoldan sonuçları en kötü bir biçimde patlak veriyordu.