zaman duvarında bir delik var oradan yüzüm görünür
bir şeyler var bilmediğim biliyorum,
koparırsam bir otu, ben ölürüm yukarı tırmanırım, zirveye dek ben kanatla ve telekle doluyum karanlıkta yol görürüm
ben fenerle doluyum
ben ışıkla ve kumla doluyum
ve ağaçla doluyum
ben yolla, köprü, nehir, dalgalarla doluyum suda bir yaprağın gölgesiyle doluyum
ne ki yalnızdır içim!
Bu gece gitmeliyim...
bu gece
yalnızlık gömleğimin sığacağı bir bavulu almalıyım hamasi ağaçların göründüğü yöne ben gitmeliyim... bana hep seslenen
o sözcüksüz genliğe gitmeliyim