İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım? sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi
gün gene aynı hayat.
Oblomov anladı ki artık onunla duygu oyunları, masumane konuşmalar olamazdı; o sevinçli, çocukça devirler geçmişti.Söylenmeden kalan, ince bir soruyla söyletilmesi mümkün olan birçok şey aralarında hiç konuşulmadan kararlaşmıştı, o kadar ki artık geri dönmek de imkânsızdı.