• 96 syf.
    Korkularımızdan ya da zevklerimizden kaçmak mı yoksa onlara doğru koşmak mıdır doğru olan ? Yoksa doğru o kadar da net değil midir kimi zaman. Doğru ile yanlış iç içe geçip ruhun karmaşık dehlizlerinde kaybolur mu yoksa insan ?

    Amok Koşucusu nedir,niçin koşmaktadır ? Amok Koşucusu biziz, hepimiziz aslında.Saplantılarımızla,hırslarımızla,tutkularımızla, doymak bilmeyen isteklerimizle, biziz. Koşarız bir kibrin, bir doyumsuzluğun peşinde. Hep güzele daha da güzele, bizim olmayana,bizden gidene...

    Koşarız çılgınca ve bakmayız ardımıza, arkamızda bıraktıklarımıza, geride kalanlara, geçmişimizin siyah beyaz sayfalarına...

    Koşmak güzel ama yıkıp dökmeden koşmak,ne için koştuğunu bilmek,
    nereye varacağını bilmek daha da güzel. O ünlü masalda tavşanın dediği gibi :"Nereye varacağını bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiç bir önemi yok."
  • Ama size muhteşem bir doktorun vakasını anlatmayacağım... Çırılçıplak soyunacağım ve diyeceğim ki; ben bu pis yalnızlığın içinde, insanın ruhunu yiyip bitiren, iliğini emen bu lanetli taşrada utanmak nedir unuttum.
  • 80 syf.
    ·2 günde·6/10
    Stefan Zweig’in klasiklerini okumaya kitap yurdunda ki kampanya sayesinde başladım. Adam kimdir nedir bilmeden almış ve okumanın zararı olmaz diye vere bismillah diyip 2 saatte bitirdiğim ilk kitaptır Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat..
    Öncelikle ırkçı değilim ama yazarın Yahudi kökenli olması beni soğutan en önemli etkendir. Okuyucularına katmış olduğu bakış açıları da “vaov bu kitap bir harika dostum” dedirtmiyor.. sırasıyla “ Amok Koşucusu, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Bir Çöküşün Öyküsü” nü de okudum. Kitap okumanın asla bir zararı olmadığının farkındayım ama bu ‘ Klasikler ’ okuyucuların bilinç altına yanlış şeyler empoze edebileceğini düşündüğüm kısımlar içerdiği için ve islama uygun olmadığı için okunmasının en az 20 yaşında başlanması taraftarıyım.
    İslami kısmını geçtim kültürümüzle bağdaşmayan unsurları gözetmek en doğrusu. Belki bir çok kişi bu yoruma ne kadar geri kafalı bir düşünce diyebilir ama okuduklarımız bize şekil verir. Mantığımıza yatan şeyleri okumakta fayda vardır.
    Sevgiler.!
  • Amok nedir bilir misiniz?
    Sarhoşluktan daha da öte... Bir tür delilik, insanın öfkeden gözünün dönmesi... Alkol zehirlenmesiyle kıyaslanamayacak kadar tehlikeli, anlamsız bir saplantı atağı...
  • "Amok nedir, bilir misiniz?"
    "... Bir Malezyalı düşünün; çok sıradan bir adam, çok iyi kalpli... Oturmuş içkisini kendi kendine içmekte. Hiç sesini çıkarmadan bulunduğu yerden etrafa kayıtsız ve yorgun bir şekilde bakıp duruyor; hani ben kendi odamda nasıl oturuyorsam... Ve birden yerinden fırlıyor, hançerini kaptığı gibi sokağa çıkıyor, dümdüz koşuyor, hep dümdüz koşuyor nereye gittiğini bilmeden... Karşısına ne çıkarsa insan olsun, hayvan olsun, o kriz anında hançerini saplıyor; bu kan sarhoşluğu onu daha da kudurtuyor. Koşarken ağzından köpükler saçılıyor; deliler gibi ağlıyor ve uluyor ama o koşuyor, koşuyor, hiç sağına soluna bakmadan; sadece keskin çığlıklar atarak, o kanlı hummasıyla hep dümdüz koşuyor... Köy insanı Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bilir ama... Bu yüzden o gelirken herkesi uyarmak için 'Amok! Amok!' diye bağırırlar. Ancak o bunları hiç duymadan karşısına ne çıkarsa onu devirip geçer; kuduz bir köpek gibi vurulana ya da ağzından köpükler saçarak yere yıkılana kadar..."
  • 64 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Kitabın incelemesine başlamadan önce kitabın son sayfalarında geçen ve dikkatimi çeken ;

    " Elimizde kalan son insan hakkı herhalde şudur: canının istediği şekilde geberme hakkı... ve dışarıdan bir yardımla rahatsız edilmeme hakkı."

    alıntısı üzerinde durmak istiyorum.

    Zweig'e ait okuduğum ilk kitap olması hasebiyle kendisinin hayatını araştırma ihtiyacı duydum.

    İkinci dünya savaşı yıllarında yaşamış olan yazar savaşın ağır psikolojiini yaşayan birçok insanla aynı kaderi yaşamış ne yazık ki. Büyük bir karamsarlık ve umutsuz içindeki bir insana ait olabileceğini düşündüğüm bu satırlar beni yanıltmadı ne yazık ki..
    Yazar Avrupa kültürünün Nazi hegomanyasi altında ezilip yok olduğu yıllarda yaşamış ve o yılların psikolojisini en ağır şekilde yaşamış kişilerden biridir.
    Hitlerin oluşturduğu kaos ve faşist düzenin bozulacağını dair tüm umutlarını kaybetmistir. En nihayetinde bütün bunlara dayanamayıp eşiyle beraber intihar etmiştir.
    Bütün bunları okuduktan sonra bu alıntı benim için daha anlamlı oldu.

    Kitabin tamamına gelecek olursak, kitabı okuyunca aslında Amok'a çok yabancı olmadığım hissiyatı oluştu bende.
    Çevremdeki insanların çoğu hatta belki de tamamı bunun farkında ya da olmadan birer amok koşucusu olmuş durumdalar buna bende dahil. Kitabı okumayanların nedir bu Amok? diye sorduğunu duyar gibiyim.

    Cevabı önce kitaptan vermek gerekirse,

    #42272661
    Şimdi dönüp cevabı bir de çevremizdeki insanlara bakıp verelim.

    Nedir bu Amok ?

    -Amaçsız bir şekilde düşünmeden(ya da pardon tamamen maddi çıkarlar uğruna düşünmemezlikten, görmemezlikten gelen ) , tarafsızca eleştirmeden yanlışlarını asla görmeden körü körüne bir bağlılıkla siyasi bir lider veya parti peşinde koşandır Amok,

    - Savunduğu bir düşüncenin yanlış olma ihtimaline göz kapatıp körü körüne o düşünceyi, ideoloji savunandir Amok,

    -Esiri olduğu bir duygunun neticelerini düşünmeyip o duygunun hırs ve ihtirasiyla dört nala koştuğumuz şeylerdir Amok,

    - İnandığı inanci tam anlamıyla bilmeyip ve o bildiğini sandığı bilgiyi öğrenmeye ihtiyaç duymama ihtirasiyla kulaktan dolma bilgileriyle, hurafelerle hareket edendir Amok,

    - Daha iyi ve konforlu evler, daha lüks arabalar için hayatını ev ile iş arasında geçiren gözünü hayatın tüm güzelliklerine kapatıp hayattan hiçbir lezzet alamayan insanlardır Amok,

    -Daha iyisine ulaşmak için hirsla ilerlerken elindekinden olan insanlardır Amok,
    .......
    gibi gibi gibi kısacası bizi hayatın anlamından uzaklaştıran ne hırsımız, ihtirasımız varsa onlardır Amok...

    Boşluğa ne doldurmak istersek hepsi oturur. Amok koşucusu olduğumuz bu hayatta umarım bir soluk almak ve hayatımızı anlamlandırmak için bir fırsatımız olur.

    Keyifli okumalar.
  • Amok'un ne olduğunu biliyor musunuz?"
    "Amok mu?.. Galiba hatırlıyorum... Malezyalılarda
    görülen bir tür sarhoşluk..."
    "Sarhoşluktan öte bu... çılgınlık, insanın öfkeden gözünün dönmesi... insanın korkunç, delice bir saplantıya
    kapılması, öyle ki hiçbir biçimde alkol zehirlenmesiyle
    kıyaslanamaz..