8/10
·408 syf.·
2026 2284. kitabı
James Boschert’ın "Talon Serisi" adını taşıyan tarihi macera destanının üçüncü halkası olan "Alamut'tan Kahire'ye Fedai" (orijinal adıyla Assassins of Cairo). İlk kitapta Alamut Kalesi'nde bir suikastçı olarak yetiştirilen, ikinci kitapta ise Kudüs'te Tapınak Şövalyeleri'nin arasına sızan Talon, bu üçüncü kitapta Orta Çağ dünyasının bir diğer görkemli ve tehlikeli merkezine, Fatimi hilafetinin kalbi olan Kahire'ye doğru yola çıkıyor. Kudüs'teki kanlı çarpışmaların ve karmaşık ittifakların ardından Talon'un yolu bu kez Mısır'ın kalbi Kahire'ye düşer. Dönemin Kahire'si, zenginliği, entrikaları ve her an patlamaya hazır siyasi yapısıyla tam bir cadı kazanıdır. Bu kitap, serinin diğer adımlarına kıyasla askeri meydan savaşlarından ziyade "saray entrikaları, casusluk ve gizli suikastlar" üzerine yoğunlaşıyor. Güven kavramının tamamen yok olduğu bir ortamda Talon'un zekasını ve sezgilerini nasıl kullandığını izliyoruz. Tarihi kitapları ön planda tutmadığım, seri kitapları çok fazla konunun uzantısı olarak gördüğüm halde;bu seri okunmaya, zaman ayırmaya değer olarak görüyorum. Anlamlı okumalarınız olsun.
FedaiJames Boschert · Yurt Kitap Yayınları · 2013189 okunma
Şöyle ki: Peygamberlerin müjdeleme ve uyarma hikmetine binaen gönderildiklerine "mübeşşirîn ve münzirîn" kelimeleriyle işaret buyrulmuştur. İnsanların ahirette, "Yâ Rabbi! Biz gafildik, bize doğru yolu gösterecek bir kimse yoktu, bu sebeple biz cehalet içinde kaldık, seni bilemedik, görevlerimizi anlayıp yapamadık" diye bahane şeklinde söz söyleyebilmelerine imkân bırakmama hikmetine binaen gönderilmiş oldukları da, "Li en lâ yekûne" ifadesiyle açıkça belirtilmiştir. b)Müslümanların Allah Teâlâ'ya, Peygamber Efendimiz'e [sallallahu aleyhi vesellem] İtaat etmeleri, emirlerinde çekişmelerden, cedelleşmelerden kaçınmaları gerekir. Acaba niçin? İşte bunun hikmetini Kur'ân-ı Kerîm bildiriyor: وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ "Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin, sakın birbirinizle ihtilaf etmeyin; sonra korkuya kapılıp zaafa düşersiniz, rüzgârınız (kuvvetiniz) gider. Bir de tam manasıyla sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir" (Enfâl 8/46).
Kur'ân-ı Mübîn, bu hikmetlerin bir kısmını açıkça bildiriyor, bir kısmına da üstü kapalı işaret buyuruyor. Kur'ân-ı Kerîm'in bu husustaki kutsal beyanlarından esinlenen bir kısım İslâm âlimleri "hikme-tü't-teşrî" adıyla bir ilim sistemleştirmişlerdir. Dolayısıyla bu ilmin birinci kaynağı da yine şanı yüce Kur'an olmuştur. Birkaç örnek; a) Hak Teâlâ, insanlara birçok peygamber göndermiştir. Acaba bunları göndermedeki hikmet nedir? İşte bu hikmeti. رُسُلاً مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزاً حَك۪يماً "Biz o elçileri rahmetimizin müjdecileri, cezamızın habercileri olarak gönderdik. Tâ ki resûllerden sonra, artık insanların Allah'a karşı ileri sürebilecekleri bir bahaneleri kalmasın. Allah aziz ve hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir)" (Nisâ 4/165) âyet-i kerimesi bildiriyor.
Puan vermedi·124 syf.··
2026 109. kitabı
Artık belli bir yaşa gelmiş, yalnızlığı zorunlu bir tercih haline getirmiş, Karayipler’de sakin bir yaşam süren anlatıcı, kitabın henüz başlarında zaten o muhteşem betimlemesi ile zihninizde bir sakinlik yaratıyor. Evinin balkonunda kendinizi zihninizin içerisinde manzaraya karşı çay içerken bulabilirsiniz. Tabii ki sadık köpeğiyle birlikte. Biraz kendisini biraz etrafındakileri anlatarak başlıyor. Yer yer komşularını tanıtıyor. Öyle cümleler var ki doğanın ortasında buluyorsunuz kendinizi. Okurken o sakinligi içimde hissettim. Kuşları yerinde izlemek ne demekse anlatıcı tam da bunu yapıyor. Kuşları yerinde izlemeye gidiyor. Bunun için çok büyük bir dağa tırmanması gerekecek de olsa belirli aralıklarla bunu yapıyor. Büyük Dağ, adı üzerinde adının en yüksek zirvesi. Kendisi bunu hiç gerçekleştirmemiş olsa da kat ettiği yol önemli. Çünkü anlatıcı yarı yolda durur, kuşların yaptığı gösterileri izler. Kulağa ne kadar hoş geliyor. Bizler ise çoğu zaman gündelik yaşamımızda başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmıyoruz bile. Gerçi onun için doğaya ait bir simge olan kuşların int&harı da oldukça ilginç. Okurken ben de kendimce nedenler düşündüm. Anlatıcı dağın eteklerine doğru yol almaya başladığında, satır aralarında sanki siz de kendisine eşlik ediyorsunuz. Her an bir akrep ya da bir baykuşla karşılaşabilirsiniz. Karayipler’de evinizin balkonunda geceden sabaha kadar otursanız, neler geçerdi aklınızdan bilmiyorum ama kitaptaki anlatıcı yaşama dair iç sesini döküyor satır aralarına. Kitaplarıyla, köpekleriyle ve yaşamına dair anıları yük ederek anlatıyor sakince. Yaşamın birçok halini yorumluyor bir yerde.
Sabahın KükreyişiTip Marugg · İdeal Kültür Yayıncılık · 202523 okunma
7/10
·208 syf.··
2026 21. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 09:14
Aslında çok sıcak bir kitap. İnsanı çocukluğunda bir yolculuğa çıkartıyor ve ölümle ilgili sonu gelmeyen bir düşünce girdabına sokuyor. Kitabı okuduğum süre zarfında sık sık ölümü düşündüm. Kendimle ilgili bazı şeyleri de fark etmeme vesile oldu. Okuyan kişinin beklenti ve o an ki ruhsal durumu kitap değerlendirmesini etkileyecektir ama bence.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514bin okunma