Hacer

Hacer
''Yarın bugünkü yaşında olduğunda sen ölüsündür'' diye bir şey okumuştum bir yerlerde. Yarın bugünkü yaşımda olursam eğer okuyabildiğim kadar çok kitap okuyarak bugünkü yaşımda olmayı dilerim.
Antalya
361 okur puanı
Aralık 2014 tarihinde katıldı
Nazım Hikmet 119 Yaşında
-İyi ki doğdun Mavi Gözlü Dev- Dağın üstünde: akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var dağın üstünde. Bugün de: sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti bugün de. Birazdan açar kırmızı kırmızı: gecesefaları birazdan açar kırmızı kırmızı. Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı
Reklam
bedevi çadırlar kurmuşsun kundaklanan bakışlarında közleri avucumda bir sabırsızlık serçe gagası tetikte ağaçları köklerinden sökmenin cezasıdır şahmeran masalı bıldırcınlar çeşme arar kaşlarının altında öfkem acı tütün, çiğner tükürürüm gölgesiz çöle senin dar ağacından ölümü tükürdüğün gibi sen ki salınan şarkı ben köklere sızan kan anlatılmaz masal çocuklara bir gece vakti dağ böğründe ne zaman yağmur çiselese iki ölüm takılır aklımın dikenli tellerine ne zaman ay karanlıkta üç güzel kılıç emdiği suyu verir taşa bağrımda kalkıp göçelim bu çöllerden ihaneti bırakarak onlara. Haşim Hüsrevşahi
Dünyanın Uyanışı - Giriş
“Oku daha doğmamış günleri bulacaksın. Oku geleceğin evladı. Oku ve sana çok uzak gelen ama aslında yakın olan geçmişin sırlarını öğren. Bir kez yaşayıp sonsuza dek göçüp gitmez insan. Birçok yerde birçok kez yaşar, hep bu dünyada olmasa da... Oku, bize ebediyen yaşayacağımızı öğretir dünya. Başı ve sonu olmayan ebediyet, bir çemberdir. İnsanların gözündenTanrı’nın birçok yüzü vardır. Yine de herkes kendi gördüğünün gerçek olduğuna yemin eder. Yine de hepsi yanılır. Çünkü hepsi haklıdır. Ruhlar güneşten fazla yaşar....” Anani - Firavun II. Set Baş Katip
Rahmetle...
Ölü mavi bir kelebeğim Kuruttum kanatlarımı Mavi bir bilyenin göbeğini öptüm Her dehlize girdim, her sırra erdim. Çocuklar gibi ölmeyi bilmeden öldüm. Didem Madak
Pülümürün Yaşsız Kadını Pülümürün bir dağ köyünde gördüm onu yaşını sordum bir giz gibi güldü kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz yüzüne baktım bir giz gibi güldü bir asa vardı elinde bir solmuş kırallığın kadifeden harmanisi üzerinde bir hititliydi o bir selçukluydu bir ermeniydi bir kürttü bir türk yaşını sordum bir giz gibi güldü koluma girdi bir soylu kadınca tozlu köy yolunda sürüyerek eteğini beni tek gözlü sarayına götürdü köy yapısı kulübesinin zamanı onda yitirdim ben yitik zamanlara onda eriştim en soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliliğim Bülent Ecevit
Reklam