Hacer

Hacer
''Yarın bugünkü yaşında olduğunda sen ölüsündür'' diye bir şey okumuştum bir yerlerde. Yarın bugünkü yaşımda olursam eğer okuyabildiğim kadar çok kitap okuyarak bugünkü yaşımda olmayı dilerim.
Antalya
361 okur puanı
Aralık 2014 tarihinde katıldı
Puan vermedi·344 syf.··
2018 52. kitabı
Pisagor Tepkisi, Osman Balcıgil'in okuduğum dördüncü romanı. Konu itibariyle çok beklentilerim olduğu için mi bilmem Osman Balcıgil'den daha iyisini beklerdim. Bende bir hayal kırıklığı oldu
Pisagor TepkisiOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 2020242 okunma
Reklam
Puan vermedi·324 syf.··
2018 26. kitabı
Eyyüp Altun'un okuduğum ilk romanıydı bu. Romanın konusu 1915 yılındaki tehcir ve Sona ile Gazi'nin aşkı diyebiliriz. Sona, yazarın anneannesiymiş. Bundan önce Sona diye bir kitabı yayımlanmış yazarın. Bu kitap onun devamı mıdır bilmiyorum. Karakterler bir birini tanıyınca , devamı olabileceğini düşünüyorum. Sanırım Sona kitabında Gazi ve Sona'nın aşkını anlatmış ve bu kitabında devamını. Romanı okurken bazı yerlerde derin derin nefes aldım. İçerik olarak bana çok ağır geldi. Şöyle ki toplu bir cinnet var romanda. Ermenilerin Türklere yaptıkları. Türklerin Ermenilere yaptıkları. Kürtlerin her iki tarafa yaptıkları. Ve romanın yaşanmış bir olaydan esinlenildiğini düşünürsek, inanılmaz ağır geldi bana. Allahuekber dağlarındaki donarak ölen askerler, son vuruş oldu. Şu an yazarken bile zorlanıyorum. Dil o kadar sade ve güzel ki her şeyi gözlerinizde canlandırabiliyorsunuz. Umarım yazarın diğer kitaplarını da okuma fırsatım olabilir.
Kızıl TopraklarEyyüp Altun · Kaynak Yayınları · 201515 okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2017 57. kitabı
Aslında hakkında söylenecek çok bir şey yok. Kitap, Kıyamet Romanı'nın genişletilmiş hali. Yani yeni bir kitap değil. Eğer Kıyamet Romanı'nı okuduysanız almanıza bile gerek yok. Kitabın sonunda, Mehdi kitabından bazı yerler var. Belki orası okunabilir.
DeccalZafer Avşar · 5 Şubat Yayınları · 201777 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2017 56. kitabı
Romanımız kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitabın aksine - ne kadar bol karakter olursa olsun - olaylar aslında aynı kişilerin etrafında dönüyor. Kitabımıza nesiller çoğalırken doğal olarak eklenen yeni isimler de var. Yeni karakterlerden üçü göze çarpıyor. İştar, Lilith ve Auva. Diğer karakterler hakkında bir şey söylemek istemiyorum ama İştar hakkında bir şeyler söylemeden geçemeyeceğim. İştar'ı çok sevdiğimden değil. Tam aksine sinir olduğumdan. Mezopotamya mitolojisini okuyanlar az çok aşinadır bu isme. İştar, aşk ve cinsellik tanrıçasıdır. Meyhanelerin ve fahişelerin koruyucusu olarak da bilinir. Achilles Valentin bu karakterin adını oradan verdi sanırım. Bana bolca Carmen'i hatırlatıp, adını aldığı tanrıçanın hakkını layığıyla verdi. Kitabın dili çok akıcı. Bir çırpıda okunuyor. Ve sizi içine öyle bir çekiyor ki , vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bir de bakmışsınız ki kitap bitmiş. Bazı yerlerde yazım hataları vardı ama o da nazar boncuğu olsun kitabımızın. Bol sürprizli bir kitap olmuş. Ve ben gerçekten beğendim. Nacizene tavsiyemdir efendim. Okuyun, okutturun. :)
Kayıp Çağ 2Achilles Valentin · Sola Unitas Yayınevi · 201713 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2017 48. kitabı
İlk defa bir Michel Bussi kitabı okudum. Kitap THY uçağının düşmesiyle başlıyor. Ve bu kazada uçaktaki herkes ölürken, sadece bir bebek kurtuluyor. Uçakta iki tane bebek var. Ve daha sonra bu bebeğin kimliğini belirlemek için uğraşıyorlar. Bebeklerden birinin ailesi çok zengin ve oldukça tanınmış bir iş adamı. Diğer bebeğin ailesi maddi durumu pek de iyi olmayan bir aile. 18 yaşına geldiğinde kurtulan bebek sonunda gerçek kimliğine kavuşuyor. Kitabın dili çok akıcı. Nasıl okuyup bitirdiğinizi bilmiyorsunuz. Bebeğin kimliği değil de beni dedektif çok şaşırttı beni. Zaten Lyse Rose ya da Emilie'nin kimliği bir süre sonra aslında akla geliyor. Ben çok beğendim kitabı. Spoiler vermemek için çok uğraştım. Bu yüzden tam ifade edemiyorum. :) Okuyun, okutturun nitelikte bir kitap...
YusufçukMichel Bussi · Pegasus Yayınları · 201661 okunma
Reklam