Adı:
Yusufçuk
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053437833
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Un avion sans elle
Çeviri:
Menekşe Tokyay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ayrıntılarda Gizlenen Şeytan Adım Adım Ortaya Çıkacak!

1980, Fransa. Noel’den birkaç gece önce İstanbul-Paris uçuşunu yapan bir uçak Terrible Tepesi’ne düşer. Enkazın yakınlarında üç aylık bir bebek canlı olarak bulunur. Hayatta kalan tek kazazede bu küçük kızdır ancak uçakta seyahat ettiği bilinen iki bebek vardır: Lyse-Rose ve Emilie. Peki, kurtulan hangisidir? Bir tarafta zengin ve güçlü, sanayici bir aile, öteki taraftaysa seyyar büfe işleten fakir bir aile, bebeğin kendi torunları olduğunu iddia eder. DNA testlerinin olmadığı bir zamanda, medyanın Yusufçuk adını taktığı bu bebeğin kimliğine dair iddialar büyük bir velayet savaşına dönüşür.
On sekiz yıl sonra, taşları yerine oturtacak olaylar zinciri harekete geçer: Yıllar içinde, gerçeği ortaya çıkarmak için zengin aileden iyi ödemeler almış bir özel dedektif davayı sonuca ulaştıracak delili bulduğunu söyler. Ancak bunu yapamadan öldürülür. Yaptığı soruşturmaya dair ayrıntılı bir günlük tutmuş ve Paris’ten Normandiya’ya, Terrible Tepesi’nden Türkiye’ye uzanan çok katmanlı ve merak uyandıran hikâyesini bütün detaylarıyla yazmıştır.
Bu defter sayesinde her bir maske düşecek, her bir sır perdesi yavaş yavaş aralanacak. Yusufçuk’un kim olduğunu bulma yolunda neden bu kadar çok ölüm, cinayet ve intihar olduğu ortaya çıkacak.

“Bir parça gerilim, birazcık melodram ve bir tutam da gizemin mükemmel karışımı. Tam ortasında da akıllara durgunluk veren bir aşk hikâyesi.” RayonPolar
“Büyük olay… Mucizelerin mucizesi. Bu yılın en iyi polisiyesi. Taze bir nefes. Gerçekten muhteşem!” Gérard Collard, la Griffe noire
“Uykusuz geceler geçireceğiniz kesin.” Avantages
“Michel Bussi çok katmanlı hikâyesiyle her sayfada okuyucusunun ilgisini canlı tutmayı ve hayal gücünü harekete geçirmeyi başarıyor. En son sayfasına kadar merakınızı cezp edecek ve nefesinizi tutarak okuyacağınız bir roman.” Coeur du Pélerin
“Michel Bussi bir sonraki sayfayı okumak için sabırsızlanacağınız ve ilerledikçe doğru bildiğiniz her şeyden şüpheleneceğiniz bir şaheser yaratmış.” Plume Libre
“Okuyucusu da kitabın karakterleri kadar gerçeklerin peşinde koşacak ve bu arayışta o heyecanı yaşayacak.” Chroniques de l’imaginaire
“Yusufçuk polisiye bir roman olmanın yanı sıra duygu ve keder yüklü bir aile trajedisi. Okurken bir yandan içiniz içinizi yiyecek bir yandan da hikâyenin tadını çıkaracaksınız. Kesinlikle keşfedilmesi gereken bir yazar.” Pampune Lectures
“Okuyucusunu ters köşeye yatıran bir polisiye.” France dimanche
“Başından sonuna heyecanı aynı dozda tutabilen gerçek bir polisiye macera. Hikâyeyi en heyecanlı yerinde kesilip sırları en beklemediğiniz anda ortaya çıkarken her satıra hayran kalacaksınız.” Le Ptitblog
“Okuyucuyu istediği gibi yönlendirirken yaptığınız her çıkarım havada kalacak. Michel Bussi ucunu asla kaybetmediği bir iple mükemmel bir entrika ağı örüyor.” Au café littéraire de Céline
“İlk satırdan son satıra kadar şaşırtıcı gelişmeleriyle ve çözümü hiç de beklendiği gibi olmayan düğümleriyle okuyucusunu diken üstünde tutan bir polisiye.” Rouen Magazine
“Bu akıl almaz hikâyenin kahramanları Michel Bussi’nin kaleminin ucundaki kuklalar gibi.” Le Quotidien du médecin
“Son derece iyi işlenmiş ve zekice kurgulanmış bu hikâye tıpkı bir yapboz gibi parça parça tamamlanmadan önce gerçeği ortaya çıkarmak için çıldıracaksınız.” Sunday Express
“Son derece karmaşık entrikalarla örülü, okuyucusuna her türlü senaryoyu düşündüren ama sonunda yine şaşırtmayı başaran şahane bir öykü.” Le petit monde d’Auryn
“Stieg Larsson’ı ilk defa okuduğumda hissettiklerimi bana hatırlatan olağanüstü bir polisiye…” Sunday Times
Uçak sarsılmaya başladığında ön sıralardan bir bebek ağlaması duyulur.Sarsılma artınca arka sıralardan da bir bebek ağlaması gelmeye başlar.Sarsıntıya uyanan hostes Fransa da geçireceği günlerin hayaliyle yolcularla ilgilenerek korkmamalarını anlatmaya çalışır.Fakat uçak düşerken kafasını çarpıp ilk ölen o olur.Karla kaplı tepelere çarpan uçak ve çevresi kara rağmen yangın yerine döner.İlk ulaşan itfaiye bebek sahibi iki aileye eşit uzaklıkta uçağın dışına fırlamış ve morarmaya başlamış bir canlı bebek bulur.Başka da ne yolcu nede uçak ta çalışan bir canlı vardır.Bebek hangi aileye aittir.uçak neden düşmüştür gibi sorular aydınlatılmaya çalışılıyor.Devamında kitap çok ağır ilerliyor hatta beni sıktı.Fakat sonunda öyle bir hikaye çıktı ki okuduğuma değdi.
Çok enteresan ve sırlarla dolu bir kitap. Kitap ağır ilerliyor ama okurken okuyucuyu sıkmıyor tam tersine daha çok merak ederek sayfaları çevirmemizi sağlıyor. Sonuna kadar birçok soru işaretleriyle dolu gizemli bir kitap.İlgiyle ve merakla okudum. Tavsiye ederim okuyun bence. ..
İlk defa bir Michel Bussi kitabı okudum. Kitap THY uçağının düşmesiyle başlıyor. Ve bu kazada uçaktaki herkes ölürken, sadece bir bebek kurtuluyor. Uçakta iki tane bebek var. Ve daha sonra bu bebeğin kimliğini belirlemek için uğraşıyorlar. Bebeklerden birinin ailesi çok zengin ve oldukça tanınmış bir iş adamı. Diğer bebeğin ailesi maddi durumu pek de iyi olmayan bir aile. 18 yaşına geldiğinde kurtulan bebek sonunda gerçek kimliğine kavuşuyor.

Kitabın dili çok akıcı. Nasıl okuyup bitirdiğinizi bilmiyorsunuz. Bebeğin kimliği değil de beni dedektif çok şaşırttı beni. Zaten Lyse Rose ya da Emilie'nin kimliği bir süre sonra aslında akla geliyor. Ben çok beğendim kitabı.

Spoiler vermemek için çok uğraştım. Bu yüzden tam ifade edemiyorum. :) Okuyun, okutturun nitelikte bir kitap...
1980'de İstanbul'dan Paris'e gidecek olan THY uçağının Terrible tepesine çakılması sonucunda tek bir bebek dışında tüm yolcular ölmüştür. Uçakta üç aylık iki bebek olması, sağ kalan bebeğin hangi aileye ait olduğunun anlaşılmasını imkansızlaştırır. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış roman, oldukça sürükleyiciydi... Tek bir sorunun cevabını 500 sayfada aratır cinstendi...
Michel Bussi ilk defa tanıdığım bir yazar.Romanında bir uçak kazasından kurtulan tek bir bebek vardır. Ancak uçakta seyahat eden iki bebek sözkonusudur.Ve sağ kurtulan bebeğin kendilerinin olduğunu söyleyen iki aile vardır.Bu girişten sonra kitabın olağan akışını tahmin ediyorsunuz.Ama yazar kurgusuyla sizi yalancı çıkarıyor.Sürükleyici,akıcı bir dille yazılmış kitap çok hızlı okunuyor.Ancak bir Türk olarak, olayların başladığı yer Türkiye olduğu için kitapta sık sık ülkemizden bahsedilmesi hoşuma gitse de Türk kadınlarını çarşaflı tarif etmesi rahatsızlık verdi.Sanırım ülkemizi ,doğru dürüst görmeden masa başı okuduklarıyla öğrenerek bu romanı yazmış.Yine de güzel bir gerilim romanı.
Oysa, diye düşündü Mariam, tek bir ayrıntı, bir tanecik kum tanesi bile her şeyi, tüm inanışlarını ve bütün hayatını yerle bir edebilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yusufçuk
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053437833
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Un avion sans elle
Çeviri:
Menekşe Tokyay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Ayrıntılarda Gizlenen Şeytan Adım Adım Ortaya Çıkacak!

1980, Fransa. Noel’den birkaç gece önce İstanbul-Paris uçuşunu yapan bir uçak Terrible Tepesi’ne düşer. Enkazın yakınlarında üç aylık bir bebek canlı olarak bulunur. Hayatta kalan tek kazazede bu küçük kızdır ancak uçakta seyahat ettiği bilinen iki bebek vardır: Lyse-Rose ve Emilie. Peki, kurtulan hangisidir? Bir tarafta zengin ve güçlü, sanayici bir aile, öteki taraftaysa seyyar büfe işleten fakir bir aile, bebeğin kendi torunları olduğunu iddia eder. DNA testlerinin olmadığı bir zamanda, medyanın Yusufçuk adını taktığı bu bebeğin kimliğine dair iddialar büyük bir velayet savaşına dönüşür.
On sekiz yıl sonra, taşları yerine oturtacak olaylar zinciri harekete geçer: Yıllar içinde, gerçeği ortaya çıkarmak için zengin aileden iyi ödemeler almış bir özel dedektif davayı sonuca ulaştıracak delili bulduğunu söyler. Ancak bunu yapamadan öldürülür. Yaptığı soruşturmaya dair ayrıntılı bir günlük tutmuş ve Paris’ten Normandiya’ya, Terrible Tepesi’nden Türkiye’ye uzanan çok katmanlı ve merak uyandıran hikâyesini bütün detaylarıyla yazmıştır.
Bu defter sayesinde her bir maske düşecek, her bir sır perdesi yavaş yavaş aralanacak. Yusufçuk’un kim olduğunu bulma yolunda neden bu kadar çok ölüm, cinayet ve intihar olduğu ortaya çıkacak.

“Bir parça gerilim, birazcık melodram ve bir tutam da gizemin mükemmel karışımı. Tam ortasında da akıllara durgunluk veren bir aşk hikâyesi.” RayonPolar
“Büyük olay… Mucizelerin mucizesi. Bu yılın en iyi polisiyesi. Taze bir nefes. Gerçekten muhteşem!” Gérard Collard, la Griffe noire
“Uykusuz geceler geçireceğiniz kesin.” Avantages
“Michel Bussi çok katmanlı hikâyesiyle her sayfada okuyucusunun ilgisini canlı tutmayı ve hayal gücünü harekete geçirmeyi başarıyor. En son sayfasına kadar merakınızı cezp edecek ve nefesinizi tutarak okuyacağınız bir roman.” Coeur du Pélerin
“Michel Bussi bir sonraki sayfayı okumak için sabırsızlanacağınız ve ilerledikçe doğru bildiğiniz her şeyden şüpheleneceğiniz bir şaheser yaratmış.” Plume Libre
“Okuyucusu da kitabın karakterleri kadar gerçeklerin peşinde koşacak ve bu arayışta o heyecanı yaşayacak.” Chroniques de l’imaginaire
“Yusufçuk polisiye bir roman olmanın yanı sıra duygu ve keder yüklü bir aile trajedisi. Okurken bir yandan içiniz içinizi yiyecek bir yandan da hikâyenin tadını çıkaracaksınız. Kesinlikle keşfedilmesi gereken bir yazar.” Pampune Lectures
“Okuyucusunu ters köşeye yatıran bir polisiye.” France dimanche
“Başından sonuna heyecanı aynı dozda tutabilen gerçek bir polisiye macera. Hikâyeyi en heyecanlı yerinde kesilip sırları en beklemediğiniz anda ortaya çıkarken her satıra hayran kalacaksınız.” Le Ptitblog
“Okuyucuyu istediği gibi yönlendirirken yaptığınız her çıkarım havada kalacak. Michel Bussi ucunu asla kaybetmediği bir iple mükemmel bir entrika ağı örüyor.” Au café littéraire de Céline
“İlk satırdan son satıra kadar şaşırtıcı gelişmeleriyle ve çözümü hiç de beklendiği gibi olmayan düğümleriyle okuyucusunu diken üstünde tutan bir polisiye.” Rouen Magazine
“Bu akıl almaz hikâyenin kahramanları Michel Bussi’nin kaleminin ucundaki kuklalar gibi.” Le Quotidien du médecin
“Son derece iyi işlenmiş ve zekice kurgulanmış bu hikâye tıpkı bir yapboz gibi parça parça tamamlanmadan önce gerçeği ortaya çıkarmak için çıldıracaksınız.” Sunday Express
“Son derece karmaşık entrikalarla örülü, okuyucusuna her türlü senaryoyu düşündüren ama sonunda yine şaşırtmayı başaran şahane bir öykü.” Le petit monde d’Auryn
“Stieg Larsson’ı ilk defa okuduğumda hissettiklerimi bana hatırlatan olağanüstü bir polisiye…” Sunday Times

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Gülay
  • Kitap Odası
  • Filizyargan
  • **Kitap Kahve**
  • Döndü Hakkoymaz
  • Hacer
  • arzu kobal
  • Neşe Doğan
  • İlay Yüksel
  • ÜMİT YILMAZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%22.2 (2)
8
%55.6 (5)
7
%0
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%11.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0