Okuduğum kitapların içeriğini unuttuğum için kendimi kötü hissettiğim çok olmuştur. hatta yeterince derinlemesine okuyamadım mı diye de çok hayıflanmışımdır. halbuki okuduğumuz kitaplar dönüşerek deneyimlerimizde açığa çıkar. yani onlarca hikaye, karakter ve halleri, bir gün bilinçli ya da bilinçsiz olarak sözlerimizde, reaksiyonlarımızda ve diğer bütün tavırlarımızda görünür hale gelir. yediğimiz havuç sindirildiğinde nasıl havuç formuyla kalmıyorsa, okuduğumuz kitaplar da sindirilir ve bir şekilde hayatımızın yansımalarına imzasını atar.. bizim bunu fark etmiyor oluşumuzun bir önemi yoktur.
Ayfer Tunç
Söz uçar yazı kalır, yazı uçar izi kalır diye bir atasözü uydurarak* konuya girmek isterim. zaman zaman, yıllar önce okuduğum, beğendiğimi hatırladığım ancak kendisini zerre hatırlamadığım kitapları çıkarıp şöyle bir göz gezdiriyorum** o vakit şunu farkediyorum ki, yıllaaaar önce onu okuyan kişi ben değilmişim. ama ben yıllarca onu ve diğerlerini okuyarak ben olmuşum. bir düşüncemin, bir inancımın temelinde, ya da hayal gücümün bir yerlerinde ilham kaynağı olarak duruyormuş o okuduklarım, hâlâ yediğim üzümün bağını unutmuşum.
bahçeler uçsuz bucaksız tabii, okumak sadece bir bölümü, dememe gerek olmasa gerek.
Çevremizdeki çoğu insana sorarsak Suç ve Ceza, Sefiller gibi kült temel eserleri okuduklarını söylerler. Ama okunulduğu iddia edilen bu eserler acaba ne kadar nitelikli okundu? Sefiller'in piyasada 30 yayın evinden fazla çevirisi var. Bunlar 200-400-600 sayfa arasında kısaltılmışlar. Sefillerin orjinal hali 1700lü sayfalarda. Bir eserde sadece bir cümlenin değiştirilmesi, çıkartılması bile o esere zarar verirken. 1700 sayfalık bir kitap 200 sayfaya düştüğünde o eserin anlamı yok olmaz mı? O eser Victor Hugo'nun yazdığı eser midir hala?
Bu kült eserlere yapılan işkence bunla sınırlı kalmıyor. Bildiğiniz gibi Suç ve Ceza Rusça, Sefiller Fransızca yazılmış kitaplardır. Peki yayın evleri gidip ne yapıyor? Klasik eserlerin en iyi İngilizce çevirisin bulup, İngilizceden Türkçeye çeviriyorlar. Bir kitap bu kadar işlemden sonra nasıl hayatta kalabilir ki? Kendi yazıldığı dilden başka bir dile çevrildiğinde de bile anlamının çoğunu kaybeden bu eserler; Rusçadan İngilizceye, İngilizceden Türkçeye çevrilen bir eser anlamını ne kadar muhafaza edebilir?
Evet klasikleri okuyoruz, ama 1700 sayfalı bir eseri orjinal dilinden çeviri okuyanla, o 1700 sayfalı eseri 500 sayfa düşürülmüş, 500 sayfalık sağ kalan parça da İngilizceden çevrilmiş halde okuyan kişinin okuduğu iki kitap bir midir? İkisinin de ben Sefiller, Savaş ve Barışı, Suç ve Cezayı okudum demeye hakkı var mıdır?