Bir elimle gözlerimi kapatıp ağlamaya başladım.
Malaki için, bu kadın için, yanlış yönlendirilmiş hayatım için.
Dünyayı nefretimle doldurmaya çalışmakla o kadar meşguldüm ki başka hiçbir şeye yer bırakmamıştım.
Bu gece, bu durum değişecekti.
Ölümsüz Tanrılar’a yemin ettim; yapabildiğimde, ruh eşimi bulmak uğruna tüm dünyayı didik didik edecektim. Geçmişimi geride bırakıp geleceğe odaklanacaktım. Onu bulduğumda -eğer onu bulursam- başkalarının ne düşüneceğinden korkarak zaman kaybetmeyecektim. Ona değer verecek, ona saygı duyacak ve onu sevecektim.
Ölümlü hayatının tüm günleri boyunca ona sahip çıkacaktım.
Seni savaş alanında kendini beğenmişlik kadar çabuk öldürecek başka hiçbir şey yoktu. Bir kral ya da bir dilenci olarak doğman ölümün umurunda olmazdı.