"Kağıda damlayan bir damla siyah mürekkep," dedim gülerek.
"O ne demekmiş ?" Yağmur kaşlarını kaldırdı.
"Nasıl bir şey biliyor musun?" Biraz duraksadım ve cümleyi kafamda toparladım. "Önceden yazdığım tüm güzel kelimeleri
simsiyah ediyor, hiç yazmamışım gibi. Yenilerini de yazamıyorum bir kere damladığı için oraya. Temizlemeye çalıştıkça kağıdı da çevresini de daha cok batırıyorum.