• Geçenlerde New York'daki halk kutuphanesine yolum düştü, utanarak söylüyorum ki uzun zamandır istiyordum ama bizdeki gibi üyelik vardır, kartı olmayanları giriş kapısındaki turnikelerden bile sokmazlar diye düşündüğüm için hiç yeltenmemiștim. Neyse dediğim gibi geçen gün yolum düştü, çok kısa bir süreliğine ve sanırım așık oldum!
    Hani böyle, ortacağ temalı rpg oyunlarında saraylar olur ya, (witcher'da Ciri'nin babasının sarayı gibi) aynen öyle! Yuksek tavan ve yerler, duvarlar, tavan bembeyaz mermer (ya da bir tur taş) kaplı. Merdivenler yine bembeyaz ve her yer ince oymalarla süslenmiş. Bina zaten o kadar büyük ki, labirent gibi ki sürekli tanıtım turları yapılıyormuş. Merak edenlere gelsin:https://www.google.com/...v&viewerState=ga

    Neyse, bu muhteşem kütüphanenin etkisinde o kadar kalmışım ki, dün gece rüyamda super bir bina gördüm. Koskocaman bir kültür merkezi. Ortasinda koskocaman açık bir avlu olan, (Beyazıt Meydanı'ndan büyük) dikdörtgen biçimli koskocaman bir bina... İçinde devasa bir kütüphane, tiyatro ve konser salonlari, resim ve heykel atolyeleri, sergi alanları var. Hem halk, hem sanatçıların bulusma yeri. En ust katta manzarali bir yerde șık bir restaurant var. Ama en güzeli avlu... Avluda hem agaclar altinda minik bir alan ayrılmış masalar var, kitabini al, cayini kahveni koy gel otur oku diyor resmen. Ve her yerde sezlonglar var ki yine kutuphaneden al kitabını in sezlonga uzan ve oku. Gençler gördüm, piknik örtülerini getirmiş, ağaçların altina serip oturmuş kitap oluyorlardı. Çok güzel çok huzurluydu!
    Ve dedim ya sanatçı ve sanat sever buluşma noktası diye, yerli yabancı bir sürü ünlü akın ediyordu oraya. Levent Yüksel ile kitaplar uzerine sohbet ederken Michael Douglas da katıldı mesela aramıza.
    Neyse, rüyanın sonlarında avlunun ıssız bir noktasında şüpheli görünüşlü bir adam bana ejderha yumurtasi satmaya çalışmıştı ama o sanırım konseptin biraz dıșında.
  • "E-Kitap Oku" bir android uygulaması, ilginç kitaplara rastlayabilitsiniz. Kitapseverlerin dikkatine...
  • Öncelikle kitabı okumanın ana nedenini belirtmek istiyorum
    THIBAULTLAR kitaba adını veren nehir roman anlamını merak etmis olmakla birlikte şu soruyu zihnimde meditasyon yapmaya yönelterek bir kitap Neden Nobel ödülüne layık görülmüştür ?bu ödülü almasının atında yatan asıl sebeb nedir ? sorusu beni kitabı okumama vesile olmuştur öğrencilik yıllarımda mesleki lise öğrencisi olmanın ve okuldan eve geldiğimde sosyal eğlence olarak kitap okumaktan başka birşey yapamayacağımı hatırlamakla başlayabilirim o siralar bırakın Android telefonu cep telefonu nedir ? nasil birseydir internet nedir bilmezken .. fakat şunu itiraf edeyim kitabı hic okumamış olsam günümüz yaşantısında okuyabilirmiydim bilmiyorum bu kısım beni ikilemde bırakıyor Ancak Du Gard Uzun duygusal paragraflı cümleler kurmak dan ziyade ihtilali Aile üzerinden aktarmayı tercih etmiş olması kitabı okumanın bir nedeni olarak gösterilebilir hic şüphesiz bunun yanında yazar ı küçük hatta ince ayrıntıları dikkat çekmiş olması kusursuz denebilecek şekilde altı çizilebilir bir özellik olduğunu söylemek gerek

    İnsan topluluklarının kökenini, gelişmesini, yaşayış tarzını ve sosyal ilişkileri araştırarak
    Çevreye, sosyal geleneklere aile ve diğer sosyal olaylara ilişkin ahlaki sorunlarla değerlendirmeler yapması
    "Tüm dünya tarihini etkileyen ve siyasetini yeniden şekillendiren Fransız Devrimi’ni derinlikleriyle ele alıyor"
    1937'de Nobel Edebiyat ödülüne değer görülmüş olması bu özelliğe sebep olarak gösterilebilir diyebilrim Du Gard 'ı okumuş olanlar kimden bahsettiğimi anımsayacaktır.
    Du gard’ın başyapıtı ‘thibault’lar’ hem ‘nehir roman’ kimliğiyle hem de burjuva toplumu içinde kadınların hallerini aktarırken bana, derin düşünmenin sonucu ya da kendiliğinden bilgelik olan naturalist (doğallık) edebiyat geleneğini devam ettirdigini örnek almanın
    Bunu yaparken gerçekleştirmeye çalıştığı bir baska amaç insanin iç çatismasi daki sanatsal gücü ortaya çıkarmak realist (gerçekçi) yaklaşımı eserin sürukleyiciligini ön planda tutuyor..