A'raf 33. De ki: “Rabbim, ancak şunları haram kıldı:
İğrençlikleri –görünenini, gizli olanını- günahı,
haksız yere saldırmayı,
hakkında hiçbir kanıt indirmediği şeyi Allah’a ortak koşmayı,
bir de Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemeyi.”
En'am 151. De ki onlara: “Hadi gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını yüzünüze karşı okuyayım:
Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın.
Ana-babaya çok iyi davranın.
Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; biz sizi de onları da rızıklandırırız.
Kötülüklerin görünenine de gizli kalanına da yaklaşmayın.
Allah’ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın.
Allah size bunları önerdi ki, aklınızı işletebilesiniz.”
Bakara 28. Allah’a nasıl nankörlük ediyorsunuz?! Siz ölülerdiniz, O sizi diriltti.
Sizi yine öldürecek ve sonra diriltecektir. Nihayet O’na döndürüleceksiniz.
Bu seslerin her birinin ne anlama geldiği sorulsa büyük ihtimalle sızlanmanın hafif bir açlığın, bir sancı ya da yorgunluk gibi hafif bir rahatsızlığın; ağlamanın çok acıkmak, susamak ya da üşümek gibi daha büyük bir stres kaynağının; çığlık atmanınsa acı, korku ya da kızgınlık gibi (bebeğin daha önceki çağrılarının duyulmadığında) durumların belirteci olduğunu tahmin edersiniz.
Bu aşamada, bebeğinizin yanına gitmeniz için "sahte" çığlıklar atmaya başladığını fark ede bilirsiniz.
Şu an için onun, o ne zaman ağlamaya başlarsa yanına gideceğini öğrenmesini istemelisiniz.
Bu tahmin edilebilir, tutarlı sevgi ve destek mesajı, size duyacağı güveni besleyen şeydir.