'' Bütün ülkelerde halk kitleleri sürekli sabretmek ve dişlerini sıkmak zorunda kalmıştır. Sabır, ihtiyaç ve yokluklar karşısında kaderine razı olmak halk kitlelerinin doğal bir görevi olarak kabul edilmeye başlanmıştır. ''
Dostoyevski yine yapmış yapacağını ve yine yazmış yazacağını.
Kitabı okurken, bu kadar iyi bir gözlem yapabilmek için, gerçek hayatta da kitaptaki karakterlere benzer insanlarla dolu bir ortamda kesinlikle bulunmuştur demekten kendimi alamadım.
Okuması oldukça keyifli, bazı karakterlerin sinir bozukluğu yarattığı farklı bir kitaptı.
'' Milyonlarca işçi ve köylü, yüzbinlerce zanaatkar ve sayıları milyonlarla ifade edilen sıradan şehir nüfusu asırlardır tarih biliminin ilgi alanından uzakta kalmış, ve bu durum günümüzde de devam etmektedir. ''