alena.

Puan vermedi·344 syf.·
2026 3. kitabı
Açıkçası uzunca bir süre süren reading slumpıma denk gelen bir kitap oldu kendisi.... İki aydan uzun sürede anca bitirdim artık elimde yalama olmuştu. Ama bugün bitirdiğim için mutluyum. Kitap akıcı, akıcı değil diyemem ama sadece başlangıcı bana biraz fazla sıkıcı geldiği için ben kitaba çok fazla tutunamadım bundan ötürü oturupta çok okumadım. Ama keşke okusaydım diyorum. Kitabın kalan son iki yüz sayfasını neredeyse tek günde bitirdim o kadar güzeldi. (Evet yüz sayfayı neredeyse iki ayda okudum.) Yazar her şeyi o kadar güzel gizlemiş ki... Kimi katil sansam elimde patladı. Açıkçası kitabın sonuna kadar da asla katilden emin olamazsınız, imkan yok. Ben okuduğumda şok içinde kaldım asla böyle bir son beklemiyordum, zihnimde canlanan ve kitapta yaşananlar çok zıt iki kutuptan ibaret oldular... Eğer ki polisiye kutularını seviyorsanız severek ve keyifle okuyacağınızı düşünüyorum. Ayrıca o "beklenmedik son" insanı gerçekten şaşırtıyor. Bunun yanı sıra kitabı okurken gözümde amerikan filmlerindeki o kız grupları da canlanmadı değil. :) Ama asıl ismi His&Hers olan kitabı Ne Yaptığını Biliyorum olarak çevirmek kimin fikriydi merak ediyorum... O kısım biraz tuhaf duruyor ama laf yok. :))) bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama eminim ki son kitabı olmayacak. Birkaç kitabına daha göz atacağım kalemi çok hoşuma gitti. Tek nefeste bitebilecek bir kitap.
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·180 syf.·
2026 2. kitabı
Ben bu kitabın Türk Edebiyatı için tamamen yenilik olduğunu düşünüyorum. Sineroman olarak yazılmış ve basılmış ilk kitap Türk edebiyatında. Yabancı birkaç yazar bu sineroman tekniğini kullanıp kitaplar yayınlamış olsa da Türk edebiyatında daha önce böyle bir şey olmaması Büşra'nın bir yenilik getirmesi demek. İlk sezonu sekiz kitap olarak planan serinin üçüncü kitabı. İlk iki kitabında olduğu gibi üçüncü kitapta okuyucuyu bence içine çekiyor. Ben bu yazış stilini oldukça sevdim. Kitap okurken oldum olası zihnimde canlandıran birisiydim ve şimdi kitabın sineroman oluşu zihnimde görüntüleri canlandırmamı daha kolay yapıyor. Ayrıca karakterlerin simalarının belli bir portresi kitabın ilk sayfalarında olduğu için tamamen o sahneyi zihnimde bir film şeridi gibi geçirebiliyorum. İlk okumaya başladığınızda okurken belki biraz zorlanabilirsiniz çünkü alıştığınız kitaplardan değil. Ama sonrasında okuma stiline alıştığınızda oldukça güzel bir kitap. Bana hafiften Hierarchy dizisini andırdı. Bildiğimiz lise romanlarının dışında kalıyor anlatılanlar. Bence bu yeni nesil tarzı olan ve konusuyla insanın kafasını dağıtmayı sağlamanın yanında merakta uyandıran kitaba herkes bir şans vermeli. Okumayı düşünen herkese şimdiden iyi okumalar.
Kozmos 3Büşra Yılmaz · Epsilon Yayınevi · 202559 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2026 1. kitabı
Beni Seç kitabından sonra okuduğum için midir bilemiyorum ama böylesine önce bir kitabı neredeyse bir ayda bitirmem benim için hiç iyi bir şey olmadı. Artık kitabın son sayfalarını o kadar hızlı ve neredeyse atlayarak okudum ki bir noktadan sonra bütünlüğü bile kaybettim... Ama kendi olumsuzluklarımı es geçersem tabii ki de asla beklenmedik bir sonla biten kitap. Kitabı okurken her bir kısımda "Katil acaba o mu?" ya da "Katil yoksa bu mu?" diye sizi ikileme sokacak yerler oluyor. Hele ki son sayfalara doğru artık "Acaba ben mi katilim?" diye düşündüğünüz anlar bile olabilir. Ki benim oldu... Aslına bakarsak son ana kadar beklemeye kalmadan biraz daha dikkatli ve kısa sürede kitap okunsa katili kısa süre içinde tahmin edebilirsiniz, ekstradan ters köşe yapmadı beni ama şaşırttı. Biraz daha dikkatli ve uzun süreye yaymadan okusam gerçekten daha güzel olurdu diye düşünüyorum. Yazarın kitapları zaten hem kalemi açısından hem konuları bakımından oldukça kaliteli bunda hepimiz hemfikiriz diye düşünüyorum. İnce, kısa sürede bitebilecek ve insanda merak uyandıran bir kitap. Siz, siz olun benim gibi uzunca süreye yaymayın yeter. Onun haricinde kitabı elinize alıp birkaç saat içinde bile bitirebilirsiniz. Konusu, olaylar, kurgusu sizi içine çekiyor ve bir sonra ki sahnede ne olacağını oldukça merak ediyorsunuz. Okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar.
Noel'de CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·296 syf.·
2025 29. kitabı
Tek nefeste okunabilecek kendisini içine çeken bir kurgu. Yazarın kaleminden mıdır anlatış şeklinden mıdır bilemiyorum ama kitap beni tamamen içine çekti. O kadar güzeldi ki. Böyle bir ters köşe beklemiyordun. Son birkaç sayfaya kadar kitabı tahmin ettiğinizi düşünüyorsunuz ama kitap bambaşka bir sonla bitiyor ve gerçekten şok oluyorsunuz. Kitaptaki olay, karakterlerin kişilikleri, yaşadıkları şeyler o kadar içten bir şekilde okuyucuya aktarılmış ki... Ana karakter olan kızımıza sımsıkı sarılmak istedim okurken. Ondan neredeyse kendimi gördüm de diyebilirim. Kitap beni bazı yerlerde çok üzdü, bazı yerlerde düşündürdü ve kimi yerde de güldürdü. Okuması oldukça keyifli bir kitaptı. Eğer ki polisiye ve gerilim tarzında kitapları seviyorsanız kesinlikle bu kitaba da bir şans vermenizi öneririm.
Beni SeçTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20221,027 okunma
Puan vermedi
Kacey, hayatı kontrolsüzce yaşayan, içindeki boşluğu partilerle doldurmaya çalışan genç bir kadın. Jonah ise ona göre tam tersi; sessiz, dingin ve zamana karşı yarışan biri. Kalbinin her atışı onun için bir geri sayım, ama bu sonun gölgesinde bile sanatla ve anlam arayışıyla dolu. Bir gece, Jonah, Kacey’yi darmadağın bir halde bulduğunda, ikisi için de yeni bir hikaye başlıyor. Kacey’nin hızla yaşayıp kaçmak istediği hayat, Jonah’ın sakin varlığıyla yavaşça değişmeye başlıyor. Jonah da, aşka kendini bırakma cesaretini Kacey’de buluyor. Ancak ikisi de bu aşkın üzerine karanlık bir gölge gibi düşen o gerçeği biliyor: Jonah’ın ömrü sınırlı. Bu sınırlı zaman, onların her anını daha da değerli kılıyor. Kacey'nin hızlı, parçalanmış dünyası; Jonah'ın zamana karşı yarışan, dingin varlığıyla çarpışınca, ortaya kelimenin tam anlamıyla hayatı sorgulatan bir aşk çıkıyor. Kacey’nin savruluşları ve Jonah’ın tükenmekte olan zamanı, her ikisini de bu geçici hayatta gerçekten “yaşamaya” zorluyor. Ama onların hikayesini asıl güçlü kılan şey, sonunun tatlı bir umut değil, acı bir gerçek olması. Bu kitabı okurken, her sayfada sonun ağırlığı daha çok hissediliyor; iki karakterin aşkı büyüdükçe, üzerlerinde bir gölge gibi bekleyen o kaçınılmaz sona biraz daha yaklaşıyorsun. Beni en çok etkileyen, kitabın seni tatlı bir masala değil, yürek burkan bir gerçekliğe götürmesi oldu. Kötü sonlar her zaman bambaşka bir tat bırakır, değil mi? Bazı hikayeler yarım kalınca çok daha anlamlı oluyor.
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023876 okunma