Anka Kuşu

Başlangıç Kuldandır Ey insan! O hâlde başlangıç sendendir. İhmalkârlığın ve başarısızlığın konusunda kimseyi kınama! Çünkü yardım ve destek, hazırlık oranındadır. Kim bir şeye ulaşmak ister ve bunda israr ederse, ona ulaşır. Hayır, hayır, Allah onu istediğine ulaştırır: “
Reklam
Bugün Müslümanlara kalplerinden saldırılıyor. Kalplerine korku düşürülüyor. Modern araştırmacılardan biri şöyle diyor: Kuşkusuz her başarısızlığın gerçek nedeni haricî değil, dâhilîdir. Bir kurt, ağacın kökünü yiyip bitirdiğinde, fırtinaları kınamamamız gerekir. Ağaç, sadece içindeki kurdu kinayabilir.” 126
Sayfa 58·Kitabı okudu
"İKRA! YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU! SANI BİR KAN PIHTISINDAN YARATTI. OKU! BİN NİHAYETSİZ KEREM SAHİBİDİR. O KALEM İLE ÖĞRETENDİR. İNSANA BİLMEDİĞİNİ O ÖĞRETTİ.
Bir kadının konuşmasından değil, susmasından korkulur..." Çünkü susan her kadının içinde dikkatle çalışan bir kum saati işler. Elindeki kum saatini her alt üst edişinde o kadın, gelmiş geçmiş hayatını sabırla gözden geçirir. Her bir kum tanesi, nice acılı dakikanın bilge bir öğretmeni gibi, o kadına yoldaşlık eder. Susan kadın, içindeki kum saatiyle konuşur. Orada, kendinden önceki nice kadının hayat öğretileri durur. Susmak, kadın için eylemsizlik değil, tam tersine bir sivil itaatsizlik eylemidir
Çöl/Deniz 9 Tüm diğer var kılınanlar; tarih ve gelecek dediğimiz şey, bildiklerimiz ve bilmediklerimiz, iyilikler ve kötülükler, bu aşk aynasını biraz daha parlatmak içindi sadece... Aşk aynasının parlamada kemale erdiği yüz; Hz.Muhammed'in (sav) yüzüydü. Allah'ın aşk mührü, Hatem'iydi o... Allah ona “Habibim”, “Sevgilim" dedi. Açık haberlerini ve örtük rumuzlarını, Sevgilisi'ne bildirmişti ki o; son habercisiydi Allah'ın... İlk insanla en son doğacak çocuk arasında tüm gelip de geçecekler, Sevgilisi'nin okuduğu son mektubun etrafında toparlanacaklardı. Sevgilisi'nin okuduğu mektubun ismi: Kur'an'dı... Toplayan, toparlayan, birleştiren... Evvelden Ahire Söz... Evvelahir Söz... Son Elçi; ahitliydi, bağlıydı, sözlüydü... Habibini çok seven Zat, onu dünyanın en güzel evine bağışlayabilirdi ancak. O'nun evi Vahyin Evi'ydi. Söz'ün evinde oturmalıydı Son Elçi. Ve Rabbi ona kadını, güzel kokuyu ve göz nuru namazı sevdirendi... Sevdirilen ilk kadının ismiyse Hatice'ydi. Hatice tıpkı vahiy gibi, ona verilen, sunulan, nasip kılınan bir nimetti.
Reklam