"Din sadece Kur’an’dır, tek otorite Allah’tır” dediğimiz an, Hadisvarcı cepheden o ezberlenmiş soru geliyor:
— Hadisleri ne yapacağız o zaman?
— Hepsini yok mu sayacağız?
Cevabım net:
— Asla dinin kaynağı yapmamak şartıyla, elbette okunabilir.
Rivayet külliyatını da; tıpkı eski medeniyetleri anlatan bir tarih arşivi gibi görürüz.
Ne işe mi yarar?
O dönemin
— Konjonktürünü,
— Sosyal hayatını
— Kültürünü
— Aile yapısını, kadın erkek, konu komşu ilişkilerini
— Aralarında geçen dini, politik sürtüşmeleri ve nedenlerini
— Allah, peygamber, din algılarını... görürüz.
Hatta dönemin dil kullanımını, kelimelerin o günkü gerçek karşılıklarını ve Kur’an’ın indiği toplumun kavram dünyasını anlamamıza yardımcı olur.
Bu yönüyle rivayetler,
Kur’an’ı anlamamıza "yandan destek" olan tarihi birer penceredir.
❗️Ama burada çok önemli bir çizgi vardır:
— Rivayetler asla din değildir.
Çünkü rivayetler,
— Kur’an gibi kesinlik taşımaz; kat'i değildir, zannidir.