çalıkuşu

çalıkuşu
@ankh6
önce hayata atıldım. fakat bunu nasıl yaptığımı bir türlü anlayamadım.
Jude'un onlara verdiği her mesaj, yardım edilmesini istemediğinin altını çiziyordu. Ama bunu kabullenemiyordu. İnsan arkadaşlığını bozma pahasına bir kişinin rahatsız edil­meme talebine nasıl kulak asmazdı, asıl mesele buydu. Berbat bir açmazdı bu: İnsan yardım edilmek istemeyen birine, yar­dım etmeye çalışmazsa arkadaşlık görevini yerine getirmemiş olacağını bile bile nasıl yardım edebilirdi? Konuş benimle, di­ye bağırmak istiyordu bazen Jude'a. Bana bir şeyler söyle. Be­nimle konuşmanı sağlamak için ne yapmam gerektiğini söyle.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gün, onun bana göre olduğunu ne zaman anladığı­mı sordun, ben de hep biliyordum dedim. Ama doğru değil­di bu, daha ağzımdan çıkarken biliyordum; söyledim çünkü kulağıma hoş geldi, bir roman veya film karakterinin diye­ceği gibi bir laftı, üstelik ikimiz de alabildiğine bezgin ve ça­resizdik, bir de böyle söylersem karşımızdaki duruma, bel­ki engelleyebileceğimiz belki engelleyemeyeceğimiz ama her halükarda engel olmadığımız duruma karşı hislerimizi dü­zeltirdi.
Alıntı
İyimserdi o. Her ay, her hafta, gözlerini bu dünyada bir gün daha yaşa­mak için açardı. Acının her şeyi, hatta unutmak için bunca çabaladığı geçmişini bile bulandırdığı, sildiği günlerde dahi yapıyordu bunu. Anıları diğer bütün düşüncelerini kovaladı­ğında, mevcut hayatına tutunmak, çaresizlik ve utançla öfke krizine kapılmamak için olağanüstü gayret ve konsantras­yon sarf ettiği günlerde dahi. Çabalamaktan yorulduğu, uya­nık ve canlı kalmanın muazzam enerji gerektirmesi yüzün­den yattığı yerde kalkıp bir daha denemek için sebepler ara­dığı, tuvalete gidip lavabonun altına zulaladığı kilitli nay­lon poşetten pamuğunu, jiletlerini, alkollü mendillerini, sar­gı bezini alıp teslim olmanın çok daha kolay geldiği günlerde bile. En kötü günleri bunlardı.
Alıntı
Kişiliğinin ne kadarı, yapa­madıkları ile ayrılmaz bir bütündü? Yaralar, kesikler, sancı­lar, kırıklar, enfeksiyonlar, ateller, akıntılar olmadan kimdi, kim olabilirdi? Ama hiç öğrenemeyecekti tabii.
Alıntı
"Ama bilgelik nerede bulunur? Aklın yeri neresi? İnsan onun değerini bilmez. Canlılar diyarında ona rastlanmaz... bilgeliğin değeri yakutlardan üstündür."
Alıntı