Hassas midelilerinin okumasını tavsiye etmem
9/10
·232 syf.··
2026 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:56
Kitap gerçekten güzeldi, konusu farklı, sizi içine çeken bir işleyişi var. Özellikle kurgusu gayet başarılıydı. Kitabın konusunu başka birisinin bakış açısından okumak güzel değildi....Ben birinci ağızdan yazılmış kitapları severim. Bu ilahi bakış açısı diyorlar ya en sevmediğim tarzdır kitaplarda Leziz Kadavralar da vardı malesef... Kitap full dehşet, vahşet, kan, kesme, insan eti yeme, bunlarla dolu.Gerçekten hassas insanların okumaması gereken bir kitap. İçinde yazanları okumak sağlam mide ve psikoloji istiyor. Özellikle sonu Bu kadar büyük bir ters köşeyi asla beklememiştim asla.... Kalbim kırıldı resmen ... Puanımdan da anlarsınız ki sevdim, ama herkesin okuyamayacağı türden bir kitap.
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,416 okunma
UYANIŞ MI VAZGEÇİŞ Mİ?
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bu kitapla ilgili inanılmaz çıkarımlar varsayımlar sebep sonuçlar yazmak mümkün.. 1600'lü yıllarda yazıldığını düşünürsek hayran olmamak gerçekten elde değil. Don Kişot tanıdığım en şapşal, tatlı ve komik, kendi iç dünyasında bir adalet anlayışı olan illüzyonlardan var edilmiş bir karakter olmasına rağmen nasıl bu kadar gerçek hissettirebilir kendini bana bilmiyorum.. Retorik anlamda gelişmiş konuşma ve ikna becerisine sahip biri. Onun kitaplara ve okumaya düşkün olduğunu biliyoruz ve aslında bu kahramanlığa özenmesi gayet doğal değil mi?(haha bi an onun avukatı gibi hissettim) Uzun zaman sonra bir karakterin beni bu denli etkilemesi öyle ruhuma dokundu ki son sayfaları okumaya yüreğim zor el verdi.. Evet, hepimiz aslında kendi hayatlarımızın kahramanı değil miyiz.. onun da tam olarak yapmaya çalıştığı buydu. Birisi olmak, bir şeyler başarmak, en çok da kendine kanıtlamak istemesi her ne kadar aşık olduğu kadın için yaptığını söylese de bütün bunları kendini kanıtlama çabası mevcut. Süreklilik onu ayakta tutan şey, bir şeylerle mücadele ettiğine inanmak ve yenmek onu hayatta tutuyor. Peki kendini bulabildi mi Don Kişot bunu soruyorum kendime? Kendi yolumda ben de kendimi ararken, aslında bazen gerçeklere ben de nasıl göz yumdum diye sordum kendime. Zira gerçekler ağırdır kabullenmesi tıpkı köyüne dönmenin ona aslında bir hiç gibi hissettirmesi gibi. Bütün bu zaman boyunca kendini mi kandırdı yani? Gayesi hiç görmediği bir kadına olan kavuşma arzusu diye kendine inandırdığı.. Her şeye rağmen Don Kişot bize cesur olmayı ve korkmamayı öğretiyor aslında gerçek yenilmez bir savaşçı olmamasına rağmen öyle olduğuna inanması garip bir şekilde manipülatif etkiler yaratıp işe yarayabiliyor. Bir şeye ne kadar inanır öyleymiş gibi yaparsan ona dönüşmen gibi. Biraz da bu açıdan
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beklentimin üstünde
8/10
·152 syf.·
2026 3. kitabı
Doğu Asya Modern Edebiyat kitaplarını zihnimin çok dolu olduğu dönemlerde su gibi akıp gidecek, tabiri caizse çıtır çerez kitaplar olarak görüp tercih ediyorum. Bu kitabı satın alırken de büyük bir beklentim yoktu. Bana bir şey katmasını beklemiyordum şahsen. Ancak içerik olarak benzer kitaplara kıyasla beklentimin çok üstünde kaldı. Spoiler içerebilir. Öncelikle farklı karakterlerin hikayelerinin kısaca da olsa işlenmesi ve bu karakterlerin bir noktada birbiriyle bağlantılı olması; üstüne bir de bu karakterlerin geçmişte yaptığı bir iyiliğin karşılığında ödüllendiriliyor olması beni çok mutlu etti. Yetişkinlik hayatının getirdiği keşmekeş ve anlam arayışı içinde debelenirken bu tarz kitapları okumak bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. Dünyanın Kıyısındaki Kafe kitabını okurken de benzer hisleri tatmıştım ancak o kitap çok yüzeysel kalmıştı. Bu kitabın da yoğun bir derinlikte olduğu pek ala söylenemez ancak kitabı okurken internette araştırma yapma hissi yaşamam bile yeterliydi. En azından bu kitabı bitirdiğimde bana bir mesaj kaldı: bir şeyler yolunda gitmiyorsa yolumu değiştirmem şart değil; yalnızca nasıl yürüdüğümü ve yola nasıl baktığımı değiştirmem de yetebilir. Yazarın anlatımını çok beğendim. Diğer kitaplarını da araştırmak istiyorum. Bunda çevirmenin payının da büyük olduğu aşikar. Didem İpekoğlu . Kedilerle ve sevgiyle kalın.
Dolunay KafeMai Mochizuki · Dex Kitap · 202621 okunma
7/10
·248 syf.··
2026 27. kitabı
Kitapta, siyah ve beyazların savaşının iki taraf için nasıl olduğundan nasıl ortaya çıktığından bahsediliyor. Böyle bir konunun mizahi bir şekilde yazılmış olması ilgimi çekti açıkçası. Yıllar önce beyaz bir kadının iftirasıyla lince uğrayarak öldürülen siyahi çocuğun ruhunun intikam almaya geldiği bile düşünülüyor. Fakat kartopu etkisiyle cinayetler o kadar önü alınamaz boyuta geliyor ki kimse ne yapacağını bilemez duruma geliyor. İsimlerin kurşun kalemle yazılarak, birer isim olmaktan daha fazla anlam ifade ettiğinin vurgulanması güzel bir ayrıntıydı bence. Ayrıca Trump için yazılanları oldukça cesur ve realist buldum. :) Ek olarak siyah ve beyaz çatışması hakkında okuduğum en etkileyici kitaplardan biri Colson Whitehead- Yeraltı Demiryolu idi. Şiddetle tavsiye ediyorum.
AğaçlarPercival Everett · Sia Kitap · 2023144 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 68. kitabı
Ben bu kitabı çok sevebilirdim. Ama özellikle yarısından sonra kendimi sürekli yazarın tercihlerini sorgularken buldum. Hitler faşizminin sonuçlarını anlatan çok fazla metin okuduk, çok fazla belgesel izledik. Toplama kamplarını, savaş suçlarını, yıkımı, vahşeti bilmeyenimiz yok. Ama beni asıl düşündüren hep öncesi oldu: Bir toplum bu noktaya nasıl geldi? Sessizlik nasıl sıradanlaştı? Ve herkes iktidara boyun eğmişken bir avuç insan buna nasıl karşı çıkabildi? Harro ile Libertas kuşkusuz bu soruların peşinden giden bir okura kollarını açan bir kitap. Özellikle ilk yarısında Nazi Almanyası’nı yalnızca tarihsel bir dekor olarak değil, insanların gündelik hayatlarına sızan bir atmosfer olarak kurabiliyor.Korkunun dile, ilişkilere, sessizliğe nasıl yayıldığını hissettirebiliyor. Ama bir noktadan sonra kitabın baktığı büyük meseleler -faşizm, cesaret, ahlaki direnç- ilişkisel ayrıntıların gölgesinde kalmaya başlıyor. Direnişin trajik ağırlığını taşımak yerine, dramatik yoğunluğu az oldu bunun, azıcık romantik karmaşıklık katayım, diyor yazar. Böyle kitaplarda insan ister istemez bir anlam ekonomisi arıyor.Eğer bir sahne dönemin ruhunu, direnişin bedelini, insanın kırılganlığını derinleştiriyorsa yerini buluyor. Ama bu kitapta okuru tarihin merkezinden çekip başka bir frekansa taşıyor bence. Hele de o ayrıntılar anlatıyı yalnızca ‘renklendirmek’ için kullanılmış gibi gelince. Beni kitaptan uzaklaştıran ikinci şey ise tonundaki değişim.İlk yarıda kitap daha çok atmosfer, ahlaki çözülme,korkunun topluma yayılışı üzerinden ilerliyor. Yani merkezde bir toplumun ruh hâli var. Ama ikinci yarıda yapı değişiyor.Ağlar,bağlantılar,gizli buluşmalar, şifreli ilişkiler…Bunları sırtını yasladığı asıl meseleden koparmadan anlatamamış bence yazar. Tarihsel-ahlaki bir anlatı okurken
Harro ile LibertasNorman Ohler · İletişim · 202165 okunma
9/10
·129 syf.··
2026 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:59
Bu Hikaye Senden Uzun Osman kısa ama etkisi uzun sürecek kitaplardan biri oldu benim için. Sabah başlayıp bir saatte bitirdim ama okurken kendimi hikayenin içinde, o ayrılığın ve yarım kalmış duyguların tam ortasında hissettim. Akıcı dili sayesinde sayfalar su gibi aktı, karakterlerin hisleri ise oldukça gerçekti. Bazı kitaplar yüzlerce sayfada anlatamadığını birkaç sayfada hissettirir ya, bu kitap da benim için tam olarak öyleydi. Kısa sürede biten ama duygusu uzun süre kalan bir okuma oldu. Keyifli Okumalar Dilerim. Siz okudunuz mu? Bu hikâyede en çok hangi duygu size geçti?
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma