Genel olarak akıcı bir eser olmakla birlikte son bölümlerinde temposunu bir miktar kaybediyor. Yazarın alkolü adeta bir şahsiyet gibi ele alması ve zihninde sürekli varlık kazandırması, bana şizofreni hastalarının olmayan kişileri görmesini çağrıştırdı. Bu yönüyle eser, yalnızca bir bağımlılık hikâyesi değil, aynı zamanda insan zihninin bağımlılıkla kurduğu karmaşık ilişkinin alegorisi olarak da okunabilir.