Annem
Gitmemin yollarını hep kolaylaştırdı benim için.
Valizim her daim hazırdı kapının eşiğinde.
İkinci bir elbisem asılı değildi gardrobumda.
Her defasında," Bir gün gideceksin biliyorum,
Orda daha mutlu olacaksın."diyordu.
"Ben sık sık gelir ve ararım." sözleri,
Kulaklarımın bile duymak istemediği kadar aşina olmuştu.
Beni anlamaz sanıyordu,
Ben ise çözüm diyordum,
Acaba ölmek mi?
Alperen Alparslan Gözen, 'Biri Leyla Olsun İsterdim' şiirinde şöyle söylüyor:
Annem şiir gibi bir hırka örseMuhakkak ki Leyla’da görmek isterdim.
Birini sevmeye başladığınız zaman her şeyi ona anlatmak istiyorsunuz. Bugün çaydanlık su sızdırdı sana anlatmak istiyorum; şimdi yolda yürürken aklıma bir şey geldi e ben yine koşup sana anlatmak istiyorum. Bir hırka var, Leyla güzelliğinden herkes büyüleniyor şiir gibi; ben sende görmek istiyorum. Biraz da şundan: Bu sana hayatımı ne kadar çok anlatırsam, o kadar çok hayatımda olursun, benden bir parça olursun. Her şeyi benim gözümle görebilmen mümkün olsaydı bunu yapardım; ama yapamıyorsam dilimle anlatmak zorundayım.
Sevmeye başladığımız insana söyleyebileceğimiz en güzel şeylerden biri bu şüphesiz. Çünkü insanların birbirine tahammülü kalmadı ki artık; o kadar dinlemek istemiyorlar, o kadar anlatmak istemiyorlar ki... Bir şey oldu ve ben onu sana getirdim; sen de gör diye, sen de şahit ol diye, sen hafiflet diye...
Yeni doğmuşları isimlendirmek
Kavmime peygamber gelse
İlk Leylâ'ya anlatmak isterdim
Annem şiir gibi bir hırka örse
Muhakkak ilk Leylâ'da görmek isterdim
Kış böyle geçse
Köye yardımlar gelse...
(Kavmime Peygamber geldi leyla, sana anlatmadıktan sonra ne anlamı var...)
Geçen yaz için böyle dantelimsi straplez ince bir şey aldım.Annem diyor ki: "Bunu çamaşır makinesine atsak cereyan israfı olur." Dedi aynen böyle .ddd Ne diyeyim farklı bir bakış açısı :DD Sen bunları mağazanın neresinden çıkardın diyor birde ah anam...msidhdidj Tamam biraz açık ama yazın o altınkum şeridinde dükkanda çalışırken gördüklerime kıyasla yeminle daha kapalı aq.Neyse okuduysanız sağolun .d
Sınavda çıkmayacak sorular...
Teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlar
çeyrek altını önemsiyorlar,
küresel ısınmayı ve beş çaylarını
ortadoğu’yu ihtiyaç halinde seviyorlar,
gökdelenleri her haliyle
eve geç gelmeyi borsaya bağlıyorlar, geriye kalanları astrolojiye
“konuşan tartı”lardan korkmuyorlar bir de,
ben bazen korkuyorum
artis diyorlar erken ölenlere bir akşamüstü her yer kalabalık
her yer kalabalık, üzgünüz yeteri kadar ve rimbaud mahkemelerde sanık
sırayla ölüyor kumbarası kırılmış çocuklar, tez konusu bile değiller
içinde ortadoğu geçmeyince şiir de olmuyor, bir şeyler kahrolsun!
-işgal edilmiştir inandığımız tüm çiçekler!
stratejik bir aşk yaşıyorum devlet görmesin,
keşişleri hemen soboleyin
bu saklambaç bizden uzak, kavimler göçü konumuz değil, seni seviyorum!
ideolojiler söylüyorum dünya kurtarmak isteyenlere ve çok rüya görüyorum
insanı anlamakla meşgulüz,
üstelik görünürde hiç ipucu da yok
ben bazen korkuyorum, annem duruyor hemen kalbime
beni hep yanlış öldürüyorlar anne diyesim geliyor
sonra cihad geliyor aklıma, cihad’ı çok seviyorum
-ama bunları coğrafi keşiflerle açıklayamam-
çocuğu okula yazdırıyorlar,
merkez sağ’ı ve dedikoduyu çok seviyorlar
üniter yapı diyorlar, uluslararası toplum,
en az iki yabancı dil
minareler gölde ediyor, başka ihsan da istiyorlar
akşam ezanında eve giriyoruz, üzgünüz yani gereği kadar