• Bilmem kimin usturası diye bir şeyler var hayatta. Bilen bilir. Belki duymayan vardır diye işleyeceğim.

    Bunlara toplumsal birikim diyoruz aslında. İnsanlık birikimi. Bana kalırsa, aslında dolayısıyla demem gerekirdi, çoğu anonim. Ama madem birilerinin adıyla anılmış, itiraz anlamsız olur. Anonim diye düşünmemin de bir temeli var elbet. Zira ciddi bir süzgeçten geçiren tüm siteler öncesinden ve sonrasında da söz ediyordu.

    Konu geniş değerli okurlar. Burada tümünü işleyecek ne yeterli bilgim ne de sizin değerli vaktiniz var. (TDK okumasın bu satırları, hepten hata der ))) Nereden icap etti derseniz, aklıma geliverdi eskilerden bir ustura ve heyecanlandım. Sahi usturalar vardı bir zamanlar. Ama hala da varlar. Kıllar olduğu müddetçe usturalar bitmez.)))

    Mesela Ockham'ın Usturası, Her şeyin birbirine eşit olduğu bir durumda, en basit açıklama doğruya en yatkın olandır, der. Cıncık gibi. Yattı kafanıza değil mi? Yalnız değilsiniz :)))

    Mesela Hanlon’un usturası, Never attribute to conspiracy that which is adequately explained by incompetence, diyor. Gerçi internette ararsanız, Never attribute to malice that which is adequately explained by stupidity, diye rastlama olasılığınız hayli fazla.

    Neyse, önemi yok bunun. Peki bu usturayı Türkçeye nasıl çevirirdiniz? Unutmayın ki, her şeyin bir öncesi bir de sonrası var.
    Modern-Postmodern diye konuşuyoruz ya hani, biri Epistemolojiye yek diğeri Ontolojiye tekabül ettirilir. Kısa merdiven çıkışlarınızda yardım eder belki, ama Ağrı’ya tırmanıyorsanız eğer, o ikisi eştir.
  • Saymakla Oğuz Beğleri tükenmek bilmez.
  • 100 yıllık "HACI ŞAKİR "İMİZE SAHİP ÇIKMAMIŞIZ ONU DA AMERİKALILARA SATMIŞIZ .
    "HACI ŞAKİR " KAZANSIN DİYE YILLARCA AMERİKAYA PARA KAZANDIRIYORMUŞUZ İŞTE BU DA AMERİKANIN OYUNU :)
    İster tesadüf deyin ister gerçek deyin ama şunu unutmayın fikirler düşünceler sadece yazıyla anlatılmaz semboller önemlidir.
    Büyük şirketlerin, markaların, futbol kulüplerin logolarını inceleyin ve o logoların tarihi serüvenini araştırın bir sürü ilginç bilgiyle karşılayacaksınız.
    Çapraz anahtar sembolü, mason locasının hazinedarına aittir .
    Hacı şakir sabunlarının üzerinde de vardır bu logo ......

    -----------------------
    Karadeniz’in kuzeyinin Rus egemenliğine girmesiyle ve Volga nehrinden kaynaklanan doğal sebepler yüzünden Hacı Şakir ailesi ile birlikte 1915 yılında Türkiye’ye göç eder. Hacı Ali Bey göç ettikten sonra, Laleli Atpazarı’nda evinin altında sabun ve mum üretmeye devam eder.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 91 numaralı Ticaret Sicili’ne sahip şirketi olan Sabuncuzade M. Şakir ve Mahdumu Müessesatı Ticari ve Sınai Türk Anonim Şirketi’nin kuruluşu, 1925’te tescil edilmiştir.

    Unvanda bulunan ve çok az sayıda kuruluşa verilen ‘Türkiye Anonim Şirketi’ ibaresi ise kuruluşta yıllarca iftihar konusu olmuştur. Daha sonra Hacı Şakir, İstanbul Ticaret Odası’nın 9’uncu, İstanbul Sanayi Odası’nın ilk şirketi olmuştur. Şirketin başındaki Hacı Şakir Sabuncuzade, İzmir İktisat Kongresi’ne katılmıştır.



    Hacı Şakir ardından 1934 yılında Sabuncuzade soyadını alır. Ve ürünün markası da “Hacı Şakir” olarak belirlenir.

    Yıldız ve çift Anahtar işaretli sabunları üreten şirket, Hacı Şakir’in ölümünden sonra büyük oğlu Ahmet Tevfik ile kardeşi Şerif Sabuncuoğlu tarafından yönetildi. Daha sonra şirket yine aileden bir yönetici Selahattin Sabuncuoğlu’nun yönetimine geçti. İstanbul Sanayi Odasının ilk 100 şirket sıralamasında şirket 1965 yılında 28. Sırada yer alıyordu.

    70’li yıllar Hacı Şakir markasının daha da büyüdüğü yıllar olacaktı. İstanbul Ayazağa’daki gliserin fabrikası 1970’te, yeni sabun hatları da 1974’te devrete dirdi. 1975’te İtalya’dan alınan modern makineler ile üretim saatte 2,5 tona yükseldi. Daha sonra ambalajlama ve paketleme yapan otomatik makinelere geçildi.

    Hacı Şakir’in ve firmasının en çarpıcı özelliği ve takdir edilecek bir çalışma ahlağı olarak şunu söyleyebiliriz ki, şirket, perakendecilerin zarar etmemesi için sattığı 1 çuval sabunu %8,7’lik kuruma firesini hesaba katarak daha düşük ağırlıkta fatura ederdi.

    80’li yılların ortalarında şirket mali sıkıntılarla karşılaştığı için Selahattin Bey şirketin %75 hissesini 1987 yılında Maya Grup’un sahibi olan arkadaşı İlyas Özsüer’e satmıştı. Buna neden olarak da dönemin yüksek enflasyonunu ve faizini ve bu nedenle sermaye artıramadıklarını, elde edilen kârın dönemi döndürmede eriyip gittiğini gösterecekti.

    Yeni sahipleri ile, şirketin Pazar payı %23’ten %36’ya çıktı. Selahattin Sabuncuzade, kalan %25 hisseyi de 1990 yılında Özsüer ailesine devretti.

    Ardından Özsüer ailesi şirketin %67’sini, 1991 yılında ABD’li çok uluslu temizlik ürünleri şirketi Colgate Palmolive’e sattı. Tesisler 2005’te Gebze’deki yeni fabrikaya taşındı.

    Şirketin sahipleri tamamen değişse bile, Hacı Şakir markası ve çift anahtar logosu sabunların üzerinde halâ bulunmaktadır
  • Doğru söyleyeni dokuz köyden kovduklarından ona sadece iyi huylarımdan bahsetmiş, kötü olanları gizlemiştim.
  • Yokluk insanı öylesine bir çare arayışına itiyordu ki, gece gündüz nasıl hayatta kalmayı başarabileceğimden başka bir şey düşünemez olmuştum. Başıma gelenlere çare bulmada açlık, yolumu aydınlatan bir ışık olmuştu.
  • Ah Tanrım! Yarattığın insanların başına nasıl da talihsizlikler, felaketler geliyor, acılarla dolu hayatımızda güzel olan şeylerin ömrü ne kadar da kısa sürüyor!