Madam Bovary tadında dili, akışı ve tasvirleri güzel bir eser. 17 yüzyıl leydisi Marie'nin soylu saray beyleri ile başlayıp en son çiftliğinde çalışan bir kahya ile biten gönül hikayeleri. Keyifli okumalar.
Marie GrubbeJens Peter Jacobsen · Dedalus Ebooks · 013 okunma
Masanın ucunda oturan uzun boylu, baykuşa benzeyen bir yaşlı adam, "Tanrı hepinizi saçlarınızın akı kadar kutsasın. Ama dünya gün geçtikçe çirkinleşiyor. Biz bunu kendimizde de görüyoruz" dedi ve bakışlarını çevrede gezdirerek ekledi: "Bir zamanlar biz ne süslü delikanlılardık!
Siz kendisine bir oyuncak armağan edilen çocuklara benziyorsunuz; onunla oynayıp sevineceğine, kırıp içini görmeden rahat edemeyen bir çocuk gibisiniz.
"Fakat bu küllerin içinden bir Anka kuşu gibi eskisinden daha ateşli, daha güzel olarak uçup yükselebilir… Söyleyin, olamaz mı bu?"
"Hayır, aşk nazlı bir çiçeğe benzer, eğer bir gece onu don vurur, yüreğine soğuk değerse, dalları ve kökleriyle birlikte ölür."
"Hayır, aşk Jericho gülü denen bitkiye benzer; kuraklık olursa kurur, içine büzülür. Ama arkasından bol çiçekleriyle tatlı, sevimli bir gece gelince, yeniden bütün yapraklarını açar, eskisi gibi yeniden yeşerir, tazelenir."