Evde kaldığı sürece ailesiyle iyi geçinemeyen genç, evden çıkınca ailenin ne kadar değerli olduğunu anlamıştı.
Ailesi, ilim öğrenmesi için oğlunu yatılı kursa yazdırmıştı. Oğlan giderken mutluluktan havalara uçarken, oraya gittiği günün akşamı yapamayacağını anlayıp ağlamaya başvurarak burada kalamayacağını söylemiş; yeter ki yurttan tekrar eve gelebilsin diye en ağır işlerde bile çalışabileceğini belirtmişti. Bunun üzerine eve geri kabul edilmişti.
Aile çocuğu eve geri alarak ona gerçekten merhamet mi etti, yoksa farkında olmadan onun gelişimini mi durdurdu?
Bu hikaye bana civcivlerin hikayesini anımsattı: Anaç tavuk, civcivlerin büyüdüğünü anladığı zaman onları yanından uzaklaştırmak için gagalar. Yavrular ne kadar annelerine dönmeye çalışsa da tavuk onları bir şekilde yanından uzaklaştırır.
Bazen en büyük iyilik, sevdiğin insanın ağlamasına rağmen onun iyiliği için uzağında kalmasına izin vermektir.