"Birisi gülü beğendiği için koparmış, sonrasında Turgut’a vermişti. Ahmet Efendi, gülün çok güzel olduğunu söyleyip 'Bir tane daha alsaydın ya!' dedi. Turgut ise 'Gül dalında güzeldir,' diye karşılık verdi. Elindeki gül çoktan koparılmıştı ve solması yakındı.
Bu söz üzerine düşünmeye başlayan Ahmet Efendi’nin zihnine şu soru takıldı: Peki ya saksısı değiştirilip başka yerlere, başka topraklara dikilen çiçekler? Onların hali ne olacaktı?"