Ebû Hureyre rahimehullah dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettikten sonra Ebû Bekir başa geçince; Arapların bazılarının küfre saptıkları bir sırada (Ebû Bekir onlarla savaşmak isteyince), Ömer: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Ben insanlarla 'Allah'tan başka hak ilah yoktur.' deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunu diyen bir kimse benden malını ve canını ko- rumuş olur. İslâm'ın hakkıyla olması müstesna; hesabını görmek ise yüce Allah'a aittir." diye buyurmuşken nasıl olur da insanlarla savaşırız?" dedi. (Ebû Bekir) şöyle cevap verdi: "Allah'a yemin ederim, namaz ile zekât arasında fark gözetenlerle mutlaka savaşacağım.
İbn Ömer radıyallahu anh'dan;
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyur- du ki:
"Allah'tan başka hakilâholmadığına, Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şahidlik edinceye, namazı dosdoğru kılıncaya, zekâtı verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunu yaptılar mı kanlarını, mallarını benden korumuş olurlar. İslam'ın hakkıyla olması müstesna... Hesaplarını görmek ise yüce Allah'a aittir. "198
Bu vicdan dediğimiz duygu neden insandan insana değişiyordu anlamıyordum. Aslında insanın içinde sürekli uluyan bir Kurt gibi olmalıydı. Yeri geldiğinde kulaklarını sağır etmeliydi insanın.