Apoo

Apoo
Van golü canavarı
yyü
Bursa
van, 23 Ocak 1999
51 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Derler ki: Emekle, bilgiyle, sevgiyle yaratılmış ne varsa, tümünde onların düşünce aydınlığı, alın teri, kanı vardır. Yine derler ki: Bizi mutluluğa götürecek yolu ısıtan yüreklerindeki ateş solmaya başlayınca, onlar mum gibi eriyip tükenmez, gökyüzüne çekilip sevgili dünyalarını oradan aydınlatmaya devam ederlermiş. Sen çırılçıplak bir gecede başını gökyüzüne çevirip de yeni yeni yıldızlar görürsen, bil ki onlar insanlar için kendilerini yakmış olan canlardır."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Güçlü olanlar bencilce davranarak, her şeyin en güzelini, en yararlısını kendilerine ayırmaya başlamışlar. Buna karşı çıkanları öldürmüş, köle yapmış, zindanlarda Çürümeye terk etmişler. Böylece mavi dünya mızın bereketli toprakları kardeş kanının ak tığını görmüş. Dökülen kan insanları doğru yola getirmiş mi dersin? Ne gezer, atalarımız, 'Kurt kan kokusunu duyunca azar,' demişler ya, insanlar da tıpkı kurtlar gibi olmuş. Bir zamanlar uçsuz bucaksız doğanın görkemli gücü karşısında bacakları titreyen insanın burnu bir anda Kafdağı'na ulaşmış. Kendi kardeşle rini öldürdüğü yetmezmiş gibi, doğadaki öte ki canlıları da yok etmeye başlamış: Toprağı kısırlaştırmış, suları kirletmiş, ormanları çöle çevirmiş. İnsanın bu yıkıcılığına yine insanlar karşı çıkmışlar. Böyle olmaması gerekir,' demişler. 'Biz insanız, vahşetin yasalarına göre yaşamamalıyız. Geçmişte olduğu gibi hepimizin birlikte mutlu olacağı bir toplum kuralım." Gelgelelim, tiranların hükmettiği bir dünyada bunu başarmak, çakıl taşlarıyla kale kurmaktan çok daha zormuş. Ama güzel günler düşle yen insanlar yılmamışlar; gün olmuş ellerinde kılıçlarla köleliğin zincirlerini parçalamışlar, gün olmuş uzayın derinliklerinde yeni dünyaların keşfine çıkmışlar, gün olmuş insanları güzelliğe çağıran resimler, oyunlar, şiirler, romanlar yaratmışlar. Her yol ayrımında, her dagın eteğinde yeni bir güçlük bekliyormuş onları. Bazen biraz yavaşlamışlar. Hatta durdukları bile olmuş. Bazen de yanlış yola sapıp yıllarca sahte bir ışığın peşinde dolaşmışlar ama her defasında yola yeniden koyulmuşlar. Yürüyüş hep sürmüş.
Bu yıldızları her gece böyle neden yakarlar..?
Sayfa 118
Göklere inanırdım eskıden ama sen Denizlerin derinliğini gosterdın bana..
Sayfa 10