"Bırakın, pestilini çıkarayım bu hergelenin, tutmayın beni!" İri cüsseli benim öfkeme iyice gaza geliyordu. "Tutma!"
"Tutmuyorum ağabeyciğim, al!'"
"Tutmayın, dedim!"
Bu kez kim duyar, kim görür diye düşünmeden adama bağırdım: "Ağabey, halı gibi salla, çırp, fırçala adamı. Tutmuyorum diyorum, tutmuyorum!"
"Ne saçmalıyorsun sen?" diye çemkirdim aşağıdan. "Zorla mı dinlettik sanki? Hem hepsi ezberimde diyorsun hem de antilik yapıyorsun!"
"Adilik mi yaptın bu bayana? Ulan ben seni şimdi-"
Hemen iri cüsseli adamın koluna sarıldım. "Yok beyefendi, antilik. Bir durun sizde yahu!"
Genç çocuk beklemediğim bir anda üzerime atlamaya çalışmıştı. "Lütfen, lütfen bir-"
"İmza mı?" diye tebessüm etmeye devam ettim. "Ay bütün gerginliğimi aldım, tatlım. Kalemim arabada sanırım, bir saniye beklersen..."
"Bir tokat, lütfen!"