Canımın içi Emre’mle 2016 senesinde dershanede tanıştık. Lise bitmiş mezuna kalmışız. Dershanenin ilk dönemi Emre üç arkadaşıyla birlikte bir sınıfta duruyordu ben de önlerinden geçtim. O sırada Emre gözünü ayırmadan bana bakıyordu bir şey diyecekmiş gibi. Tabii o zamanlar yaş 17-18. Ben de önünden geçerken ne bakıyorsun diye tersleyerek sınıfa gittim. O da peşimden geldi, ders zili çalmamış Emre de geldi bir bakar mısın diyerek sınıftan çıkardı beni konuşmak için. Ben de gittim sonra dedi ki benim de bacım var eğer rahatsız ettiysem bir daha bakmam dedi. O ana kadar hep ters davranıyordum öyle deyince ne kibar ne şerefli bir çocuk diye oracıkta aşık olmuştum akşam hemen anneme anlatmıştım. O sırada Emre hiç bana bakmıyor bu kez ben sürekli bana baksın diye ona bakıyorum derken meğer o sırada o da sınav listelerinden sınıf listemden adımı soyadımı arıyormuş meğer hala. Daha birbirimizin adını da bilmiyorduk birbirimizi sevdiğimizde. O zamanlar instagram kullanıyoruz ben de bir umut belki hesabımı bulur diye herkese açık bir hesap kullandım şarkılar atıyordum hikayeme. Sonra bir gün fake bir hesap mesaj attı benimle konuşmak istedi. Konuşma akışında neden kendi hesabından yazmadığını sorduğumda polis olmak istiyorum arkamda birini bırakmak istemiyorum demişti bu şekilde uzak tuttu kendini bir süre. Sonra kendi hesabından mesaj attı derken tanıştık görüşmeye başladık. Her teneffüs beraberiz, sınıflarımız ayrı olduğu için hocalardan izinler alarak aynı sınıfa geçmiştik. Bu arada sonradan anlatıyordu bana Emre, daha tanışmadan adımızı bile bilmiyorken annesini dershanenin önüne getirmiş bak sevdiğim kız bu evleneceğim kızı buldum diye göstermiş. Velhasıl ilk dönem ygs sınavı vardı Emre ders çalışmayı sevmezdi hep benim için geldiğini söylerdi dershaneye. Ama çok akıllıydı