Hani insanlar sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyorlar ya? Herkes, bulunduğu yerden memnun değilmiş gibi bir başka yere gitmeye çalışıyorlar. Stanford’a gitmek istiyorlar, ya da Toskana’ya, cennete, ya da daha büyük bir evde, daha lüks bir sokakta yaşamak istiyorlar. Başka bir yere gitmeye çalışmakla o kadar meşguller ki, aslında bulundukları dünyayı fark etmiyorlar.
Son birkaç senedir, felaketlerle ve düş kırıklıklarıyla kararan hayatlarımızın acıklı bir şekilde küçüldüğünü fark ettim. Umutlarımız, beklentilerimiz, hayallerimiz düpedüz nefessiz kalmıştı.