Banyoda kokulu bir mum yakıyor, içerisi tropikal meyve veya lavanta veya hindistancevizi, limon, çikolata, çilek, vanilya kokuyor, böylece kanalizasyon boruları sızdırmıyormuş, hayatımız bok kokmuyormuş, her şey yolundaymış gibi oluyordu.
Dünya sana mantıksızmış gibi görünebilir fakat bu dünyanın kendi içinde mantıksız olduğu anlamına gelmez. Yaşamlarımız, dünyada olup biten ile karşılaştırıldığında asla bir ölçü olarak kabul edilemez: Yüce yerlere bak ve insan yaşamının önemsizliğini ve kırılganlığını düşün.
İnsan neden başka ülkede gördüğü bir kapıdan böylesini etkilenir ? İnsan neden bir şehre, sokaklarından tramvaylar geçtiği ve orada yaşayanlar evlerine perde asmayı sevmedigi için aşık olur? Bu yabancı, küçük, önemsiz ayrıntıların böylesine derin duygulara yol açması, şaşırtıcı değil aslında çünkü kişisel yaşamımızda da bizi harekete geçirenler, böyle küçük ayrıntılardır.
Yine gelirim diye de hiç kaygılanmayın. Kırlarda olsun, kentte olsun, vakit geçirmek için arkadaş arama hevesinden de hepten kurtuldum artık. Akıllı bir insan için en iyi arkadaş yine kendisidir.