Jean-Dominique, Fransız bir adam, bir gün kendi vücudunun esiri olarak uyandı. Başından ayaklarına kadar felç olmuştu; artık hareket edemiyor, konuşamıyor, bağırarak yardım isteyemiyordu. Sadece sol göz kapağı ona hâlâ itaat ediyordu—bu, onun ve dış dünya arasındaki son ince köprüydü. Ama o, sessizliğe gömülmeyi reddetti.
Şaşırtıcı bir isyan hareketiyle bir kitap yazmaya karar verdi. Ne bir kalemle, ne de elini kullanarak, sadece tek bir göz kapağının kırpışıyla. Karşısında bir editör, harf harf alfabenin sırasını söylüyordu, doğru harfi seçene kadar o göz kapağını kırpmasını bekleyerek. Günlerce süren bir çaba içinde, altı saatlik bir uğraşla, ancak bir sayfa yarısı kadar yazabildi.
Böylece, mutlak bir yalnızlık içinde, aylarca süren yorgunluk ve acının bedeli olarak, Le Scaphandre et le Papillon (Su Jambazı ve Kelebek) adlı kitap doğdu—bir adamın son iradesinin son kırıntılarıyla yazılmış bir kitap, mürekkep yerine.