Kolektifin, yani bir ırkın, bir sınıfın, bir devletin 'ortak çıkarı', insanları baskı altına alan her türlü zorbalık rejiminin altında yatan şeydir. Tarihteki her dehşet verici olay, bir hayır uğruna yapılmış gibi görünür. Bencil hareketlerin herhangi biri, hayırseverin döktüğü kanla ölçülebilecek bir zarar vermiş midir? (...) Aktörler değişmekte ama trajedinin akışı aynı kalmaktadır. Bir hümanist çıkar, insanlara ne kadar sevgi duyduğunu söyleyerek yola koyulur, sonunda bir kan denizine varır.
İnsanlara ilk görevlerinin, başkalarının çektiği acıları dindirmek olduğu öğretilmiştir. Fakat acı çekmek bir hastalıktır. İnsanın karşısına böyle bir durum çıkarsa rahatlatmaya, yardım etmeye çalışır. Bunu en yüce erdem haline getirmek, acıları hayatın en önemli parçası haline getirmek demektir. Kişi erdemli olabilmek için başkalarının acı çektiğini görmek ister duruma düşmektedir. İşte hayırseverliğin yapısı budur.
Ömrün boyunca ona tapıp durduğunu biliyorum. Bir yandan önünde diz çöküp ona taparken bir yandan da onu sırtından bıçakladın. Hainliğin gerektirdiği cesareti bile göstermedin. Ya bir yolu ya da diğer yolu seçmedin.