"Ey kullarım! Ancak sizin için sadece şu amellerinizi kaydeder, sonra da size tastamam ecirlerini veririm. O halde her kim bir iyiliğe nail olursa, Allah'a hamdetsin. Her kim de hayırdan başka bir şeyle karşılaşırsa, o da kendi nefsinden başka kimseyi levmetmesin."
Harp onun için artık, şu bilinen hikayedir. Onun bilmediği şey değildir. Çağdaş insan harbin, şimdi daimi olarak içinde yaşar. Hatta onun bu kaderi yaşaması için, harbe şahsen karışması da şart değildir. Bugün harp, dünya ölçüsünde bir hayat nizamı halini almıştır. Bu nizam, ağını, modern insanın etrafına gittikçe sarmaktadır.
Ergenekon; bir kuruluş efsanesidir. Bu efsanede Bozkurt, bu kurtuluşun yolunu gösterir. Demirci Börtecene, kurtuluşun yolunu açar. Ve ergenekon denilen bilinmez, ama etrafı sarp dağlarla çevrili geçit vermez ülkede, yüzyıllardan beri bunalan kavim, demircinin açtığı yoldan, seller gibi taşarak azatlığa kavuşur. Balkan bozgunundan sonra bu efsane, bize de, tam zamanında ulaştı. Ama ortada, ne bir Bozkurt, ne de Börtecene vardı...