Canlı renkler bir zamanlar, belirli deniz salyangozlarının (Bolinus brandaris) glandüler mukusundan çıkarılan Tire moru gibi doğal renkleri satın almanın maliyetine katlanabilen zenginlerin ilgi alanıydı. Bu çıkarma işleminde 12 bin deniz salyangozu bir pelerinin kenarını boyamaya güç bela yetecek miktarda (bir gramdan biraz fazla) boya elde edebilmek için sağılır veya vahşice ezilirdi. Zenginlerin bir başka gözdesi ise, keskin bir güzelliğe sahip deniz mavisi (ultramarin) rengi için Afganistan'dan getirilen lapis lazuli ("cennet taşı") idi. Sonrasında ortaya William Perkin (1838-1907) çıktı. İmparatorluk ordularını ve bürokratlarını sıtmadan kurtarmak amacıyla yapısını bilmeden başarısız bir şekilde kinin sentezlemeye kalkışan Perkin bunun yerine tesadüfen anilin moru ("mauveine") denilen boyayı buldu. Perkin bu sayede askerleri değil ama deniz salyangozlarını kırımdan kurtarmış ve şans eseri İngiliz kimya endüstrisini kurmuş oldu. Perkin böylece tüm kişisel servetinin ve İngiltere'nin ulusal zenginliğinin çoğunun üretiminin de temelini attı.
Katalizör, reaksiyon hızını arttıran ancak kendisi değişmeyen kalan bir maddedir. Katalizör Çincede “çöpçatan” anlamına gelir. Kelimenin bu anlamı, onun rolünün çok iyi algılanmasını sağlar. Katalizör, bir reaksiyon için daha düşük aktivasyon bariyerine sahip farklı bir yol -farklı bir atom göçleri ve bağ oluşumları silsilesi- sağlayarak rolünü oynar.
Kimyacılar bu münferit enerji değişikliklerini takip etmek ve bir reaksiyonda meydana gelen net değişimi hesaplamak için termodinamikten faydalanırlar. Bu amaçla, bir reaksiyondan ısı şeklinde elde edilebilir durumda olan enerjinin niceliğini hesaplamada entalpi olarak adlandırılan bir ölçümü kullanırlar. Entalpi ismi, Yunanca "içerideki ısı" kelimelerinden gelir.