Geçmişin, saatlerin ve günlerin ve haftaların ve on yılların kül kadar ağırlığı vardır; gelecek zamansa isterse sonsuza dek sürsün, daima saniye saniye yaşanır.
Peki ya gelmeyince ne oldu, onu mu merak ediyorsunuz? Sorunuzun cevabı içinde. Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır.
Bir yıl mi geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten...
İki yıl mi geçmiş. Gelmesinin eli kulağındadır...
"Başına gelenlere şaşırmayasın İsyan. Şunu kafana sok, kardeşin senin asla erişemeyeceğin bir üstünlüğe sahip."
"Neymiş o" diye sordum
"O, eski bir direnişçinin kardeşi; sen ise alt tarafı eski bir kaçakçının ağabeyisin.