Koştum odaya tekrar. Açtım çubuk makarna poşetini. Göstererek anlatacaktım, etkili olmasını umuyordum:
"Tek tek olursak, aha bak tek tek kırabiliyorum bunları, ama eğer birlik olursak..." Diyip kalan tüm makarnayı kırmaya çalıştım ama kırılmıyordu. "Bak işte böyle kenetlenirsek kıramaz bizi" diye derdimi anlatmaya çalıştım.
Söyle bakayım, ben şimdi seni nasıl döveyim. dedi babam.
Bilmem baba, tokatla istersen dedim.
Saçma salak konuşma lan, oğluma nasıl tokat atayım, canın acır dedi.
Kutbettin Hoca yakaladı ensemden. Çok kızdırdım yeşil devi, ne yapacaksa hak ettim.
"Ne oldu Selçuk?"
"Sorma hocam, az daha ülkümü unutuyordum, son anda hatırladım."
"Oğlum sen andımızın geri kalanını hatırlayamayip zaman kazanmak için istiklal Marşı'nı mi okudun lan?"
"Bir kuple."
"Gençliğe Hitabe'yi de sokuşturaydın güzel potpori olurdu."
"Çalışıyorum ona daha."