Keyfiliğe tesadüfe yer yoktu. Her şey yasaydı. Kuşun uçuyor olması yasalarla mümkündü ve mayalanan sıvı yine aynı yasaya boyun eğmiş, kıvrılıp bükülerek bacaklar, kanatlar çıkarıp bir kuş olmuştu.
Uyak, ölçü ve yapı zaten kendi başlarına yeterince ciddi konulardı ama bunların üstünde ve ötesinde olan, büyük şiirlerde yakaladığı, ama yakalayıp kendi şiirine yerleştiremediği, elle tutulamaz, kaypak bir şey vardı.